|
ARAŞTIRMALAR
13.KİTAP  |
|
2. BASIM |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

 |
Görünmeyen Silahlarla ÇAY SAVAŞI
Görünmeyen silahlarla yapılan savaşa önceleri “soğuk savaş” derdik.
İnsanları uzaydan kontrol, elektro manyetik dalgalar, görünmeyen dinlemeler, görünmeyen beyin öldürücüler…
Boşaltılmış vadiler, yaylalar, arı kovanları, tarlalar, KİT’ler, köyler, madenler...
Kaçırtılmış insanlar, hayvanlar, arılar…
Kilitlenmiş dereler…
Çay üzerinde yaşanan oyunlara bakın, arkasında dünya çay devleri var.
Yeni çay politikasından da anlaşılıyor ki gidiş çayın kökünü kurutmaya doğrudur. Budamaya getirilen yeni taktikler, yenileme için getirilen genetiğiyle oynanmış çay fidanı dikimine teşvik, bedava(!)Amerikan tohumu fidanlar…
Ya sonra?
Amerikan sineği dadanacak çay tam(i)larına. Çukurova’da pamuğa dadanan beyaz sinek gibi. Çay toplayabilmek için sinekle savaş başlayacak…
Ya sonra?
Amerikan üretimi “sinekle savaş” ilaçları satılacak. Havadan ilaçlama şirketleri bayi açacak Rize’de!
Ya sonra?
Her yıl daha güçlü zehir getirtilecek. Çünkü bir yılda sinek o ilaca dayanıklılık kazanacak, her geçen yıl daha güçlü zehirle Rize dağları zehirlenecek.
Ya sonra?
Çay bahçelerinin çevresinde zehirlenmemiş meyve sebze kalmayacak. Çünkü Rize’de, Seylan çay tarlaları veya Çukurova pamuk tarlaları gibi köyün kilometrelerce uzağında değildir çaylıklar. Üstelik evlerimiz çaylıkların ortasındadır ve bütün meyve ağaçları çaylıklarla iç içedir. Rize’de ilaçlama demek, insanları ve tüm doğayı zehirlemek demektir.
Ya sonra?
Çayın kalitesi ve içimi düşecek, insanlar yeni hastalıklarla boğuşacak, Karadeniz insanı bölgeyi terk edecek. (HES’ler bu projenin içinde düşünülmelidir.)
Ya sonra?
Londra borsasında 150 yıldan beri sessizce işlem gören Doğu Karadeniz Altın Madenlerinin senetleri tavan yapacak. Çünkü bölgede madenleri koruyacak insan kalmayacak ve artık açıkça işletilmesine sıra gelmiş olacak!
O madenler nerededir yerini bilmiyorum. Çayeli’nin Maden Köyü de olabilir, Hemşin Demir Dağı da olabilir, Artvin köyleri de olabilir. Bütün antik kaynaklar bu dağlarda altın işlendiğine işaret ediyor.
Bir diğer konu, “organik çay” diye özel isim vermeye başladıkları şey, ezelden beri içtiğimiz çaydır. Yani önce neslini bozuyorlar, sonra aslını içmek isterseniz parayı bastırın diyorlar.
Savaş böyle iğrenç, sınıf savaşı. Çayın hasını götürüp beş yıldızlı otellerde altın fiyatına satacaklar. Çünkü niyetleri bellidir, Çay-Kur satıldığında o Avrupalı elitlerin eline geçecek…
Değerli hemşerilerim, ya siz, nereye kadar katlanacaksınız?
“YA SONRA?” demeyi sürdürün bakalım; ne vatan ne de torunlarınız kalabilir!
Öyleyse, “yeni” denilen her şeye kuşkuyla yaklaşın, güvenmeyin ve babadan kalma bildiğiniz yöntemle çay üretmeye devam edin. Olur da Çay-Kur’un satışına engel olamazsanız, köyünüzde küçük bir kooperatif kurun, Zihni Derin’in öğretisine dönün, kendi çayınızı bildiğiniz yöntemle kimseyle rekabet etmeden kendiniz işleyin.
Asla köyünüze ilaçlı çay üretimi yaptırmayın. İleride başınıza bela olur.
Budamaya bir önerim var. Çapraz boşluklar bırakarak kökleyip tamiların aralarını açın. Köklediğiniz boşluklara her yıl bir başka sebzeyi, fasulye, lahana, mısır, kabak gibi, genetiğiyle oynanmamış olan sebzeler ekin. O sebzeler toprağı besler, çaya da faydası olur. Hem de tamiların etrafı hava almış olur. O boşluklara yine kendi çay tohumunuzdan ekin, bu sırada onlar da yetişmeye başlasın…
Asla Amerikan fidanını bahçenize sokmayın, başınıza bela olur.
Not: Moskova’da patlatılan bombalar savaşın genişlediğine işaret ediyor. Bunu ayrıca konuşacağız.
Mahiye Morgül 29.3.2009
|
|
|
|
NEDİM EMİROĞLU
Sarıyer'de doğdu (1931). İlkokulu Sarıyer'de okudu. Askerliğini takiben münibüs işletmeciliğine başladı. Sarıyer-Taksim minibüs hattının açılması çalışymalarına katıldı. Futbola Sarıyer'de başladı ve amatör olarak 1949-1955 arasında altı sezon lacivert-beyazlı formayı giydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde 1 dönem (1969/70) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıt. Divan kurulu üyesidir. |
|
KARPUZU KESTİM HAYRET, ÇIKTI KELEK,
ADAM SANDIM YAZIK, ÇIKTI PEZEVENK
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din; Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar menfur kimselerdir. İşte bi bu duruma karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Din ticareti yapan bu gibi insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin asıl mücadele ettiğimiz ve edeceğimiz bu kimselerdir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
.) 
BİR ŞEY YAPMALI
Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!
Bütün bunların yanında
bazı olumsuzlukların Terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:
1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya'dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.
2) Sarıyer Spor Kulübü'nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardı
3) Sarıyer Spor Kulübü,
ilçe dahilindeki bütün spor kulüp
leri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, Paylaşmaya
devam edecektir
4) Sarıyer Spor Kulübünün
daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.
5) SarıyerSporKulübü,
taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.
6) Sarıyer Spor Kulübü'nün
Çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.
SARIYERLİLİK BUDUR
GELİN BUNLARI
BİRLİKTE YAPALIM
GELİN SORUNLARI
BİRLİKTE AŞALIM
,
,
,
,
,
,
,
,
,
|
|
|
|