18 MART ZAFERİ VE TOPHANELİ HAKKI KAPTAN

18 Mart Zaferi, Çanakkale savaşlarının can damarıdır. O güne kadar Devlet-i Muazzamanın güçlü donanması ve yüz binlerce askeri ile Çanakkale savunmasınıne kadar zorladıklarını tarih kitaplarından okuyoruz. Savaşın Osmanlı aleyhinebitecek düşünceleri ağır basarken, gerçekleşen mucizevi olaylar zaferi beraberinde getirdi

             Çanakkale zaferinin kazanılmasında iki mucizevi olay vardır. Biri, yeni kurulan birliğinin başında görev bekleyen Mustafa Kemal’in zuhuru, yani savaş alanına gönderilmesi ve bir süre sonra kumandayı ele alması, diğeri de Nusrat Mayın gemisinin, elde kalan 26 mayınını belirlenen yerlere dökmesi için gemi kaptanı Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Kaptan’ın görevlendirilmesi, bu görevi de mükemmel bir şekilde yerine getirmesidir.

            Tophaneli Hakkı Kaptan, gecenin kör karanlığında, tüm ışıklarını söndürerek belirlenen menzile doğru ilerlerken şüphesiz tek düşüncesi vardı: Mayınları kazasız belasız yerlerine dökmek ve yakalanmadan geri dönmekti. Kör ve koyu karanlık, ürkütücü sessizlikte ilerleyen Nusrat mayın gemisinin sadece makinesinin çıkardığıhomurtu duyuluyordu. Askerlerin tümü dikkatli,  kör karanlıkta gemi içinde gizlenmiş,  kendilerini kaybettirmişlerdi. Hepsinin yüreklerinde kıpırtı, kulaklarında, emir beklentisi vardı. İstenilen yere ulaşıldığında tüm erat, Tophaneli  Hakkı Kaptan’ın “Mayın Dök” emri ile işe başlamış ve gecenin kör karanlığı dağılmadan mayınlar belirlenen yerlere dökülmüş, sonra da son sürat ama sessizce merkeze dönülmüştü.

            Devlet-i Muazzamanın gün açımı ile hücumu başlayacaktı. Öyle oldu. Önce gemiler boğaza doğru ilerlediler ve atış menzili içine girmeye başladılar, sonra da gemiden karaya top atışları başladı. Amaçları şahadet şerbetini içmek için varını

yoğunu ortaya koyan Türk askerlerini yok etmekti. Ama bilmedikleri vardı: Dökülen mayınlar! Savaş gemileri çarptıkça mayınlar peş peşe patladı. Olan oldu ve düşmanın yenilmez diye baktığı savaş gemileri teker teker Çanakkale Boğazının derin sularını gömüldü. Bu olayın adı: 18 Mart Zaferidir! Sonrası ise Çanakkale savaşları zaferi!

            Tophaneli Hakkı Kaptan, zaferden sonra çok yaşamadı. Sadece beş on yıl ve belki biraz daha fazla, biraz daha az! Birkaç yıl önce Tophaneli Hakkı Kaptan’ın mezarı üzerinde tartışmalar yaşandı. Bir uyanık akrabası olduğunu beyanla yenilediği bir mezarı Tophaneli Hakkı Kaptan’ın mezarı olarak açıkladı ve basında yer aldı. Bir süre sonra bu iddiaya karşı çıkanlar  adamın sahtekarlık yaptığını ortaya çıkardılar. Fakat gerçek mezarın nerede olduğu bulunamadı. Vel hasılı kelam bilinmezlikler devam etti. Büyük kahramanın mezarı belli değil! Zaferden sonra çok yararlı hizmetler yapan  isimsiz kahramanların ortadan kayboldukları gibi Tophaneli Hakkı Kaptan’ın da mezarı bulunamadı.

            Sarıyerli büyüklerimizden rahmetli Naif Aksay ağabeyimiz askerliğini bahriye askeri olarak Çanakkale’de yapıyordu. Sarıyer’de oturan Tophaneli Hakkı Kaptan’ın hanımı ile kızını tanıyordu. Uzun süre hanımına emekli maaşı bağlanamamış, Tophaneli Hakkı Kaptanın ölümü ile ilgili belgelerin tamamlanmasına yardımcı olmuş ve ailesinemaaş bağlanmış! Tophaneli Hakkı Kaptan’ın ailesi Sarıyer’de Koru Mandra Sokağında, küçük ve ahşap bir evde oturuyor zor koşullar altında yaşıyorlardı. Çok geçmeden

Tophaneli Hakkı Kaptan’ın hanımı Rahime Yaran ile kızı Feriha Yaran da vefat ettiler. Bu iki merhumenin mezarları Sarıyer Mezarlığında bulunmaktadır. Mezartaşı kitabesinde şöyle yazmaktadır:

            “18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ KAHRAMANLARINDAN NUSRET MAYIN GEMİSİ KUMANDANI MERHUM TOPHANELİ İBRAHİMOĞLU YÜZBAŞI HAKKI KAPTAN. EŞİ RAHİME YARAN D. 1871, ö. 1944  VE KIZIFERİHA YARAN D. 1910. Ö. 1946”

            18 Mart Zaferi her yıl kutlanmaktadır. Acaba Tophaneli Hakkı Kaptanın mezarının nerede olduğunu bilen var mıdır? Zannetmiyorum! Ama hanımının ve kızının mezarı Sarıyer’dedir. Bunu biliyoruz. O halde Sarıyerlilerin, çok geçte olsa bu olaya sahip çıkmaları gerekmektedir. Örneğin: Konu ile ilgili SA-DER (Sarıyerliler Derneği) bir etkinlik ve anma günü tertipleyebilir. 18 Mart’ta bu mezara gidilip iki demet çiçek bırakılabilir. ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği), ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği), Siyasi Partilerin Kadınlar Kolu üyeleri, Türk Kadınlar Birliği Sarıyer Şubesi mensupları veya Kent Konseyi üyeleri Tophaneli Hakkı Kaptan’ın eşi ve kızının mezarını ziyaret ederek ulvi bir görevi yerine getirebilirler. Mezarı saptanamayan Tophaneli Hakkı Kaptan için anma yapılamazken, ona hürmeten hanımı ve kızına yapılabilir.

Kadirbilir Sarıyerlilerin bu görevi yerine getireceği inancını taşıyorum. O gün, yani 18 Mart günü saat 10.30 da Sarıyer mezarlığında olacak, Tophaneli Hakkı Kaptan’ın anısına merhumelerin mezarlarına birer çiçek koyup fatiha okuyacağım. Sarıyerliler, bilhassa hanımlar siz de var mısınız?

Yazan İbrahim BALCI

 
 
 
 
 

 
 
  SARIYER'İN ÜNLÜLERİ
 DR. MEHMET SALMAN

İstanbul'da doğdu (1946) İlk ve orta okulu Sarıyer'de okudu. Lise öğretimini Kabataş'ta yaptı ve İ.Ü. Çapa Tıp Fakültesinden 1972 de mezun oldu. Askerliğini Yed. Sb. olarak G.Antep'te yaptı. İhtisasını Şişli Etfal Hastanesinde tamamladı. Hıfzı Sıhha Kurulu üyeliği görevinde bulundu. İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak uzun bir süre görev yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer S. K. de 7 dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İşyeri ve Spor Hekimlliği sertifikalarına sahiptir. Yıllarca Güreş ve Boks Federasyonlarının sağlık kurullarında görev aldı. Milli takımlar doktorluğu yaptı. Sarıyer S. K. Divan kurulu üyesi olup, pek çok ödül sahibidir.
  İBRAHİM BALCI DİYOR Kİ. 
Namludun çıkan kurşun geri dönmez, onun işi yerine ulaşmaktır.
      GÜNÜN SÖZÜ 
Efendiler; eğer bu millet bu memleket parçalanacak olursa genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur. Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık. Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri de genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğruna feda ettik. Bunu anlamayıp da milleti hala kendi kaflarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır. Bela çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır.
MUSTAFA KEMAL (24.10.1919).
 BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ 
Sarıyer Voleybol takımının kuruluşunu gerçekleştiren yönetici (R, Kavaklı) kimdir?

GEÇEN HAFTANIN YANITI: Necil Kıldıran, Sarıyer S. k. da voleybol şubesini kuran ve uzun süre yöneticiliğini yapan kişidir.


 
 
 
 
 
 
POWERED BY Turkishost.com