"Kaktüs serasının içinde yetiştik,Sevdik,Sevildik.Herkesle dost,Arkadaş olduk,Lakin hiç bir diken elimize batmadı!"
 
 
 
ARAŞTIRMALAR
13.KİTAP  
2. BASIM 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Valid CSS!

 

HIK DİYİCİNİN PIK DİYİCİSİ
Sarıyer Yusuf Ziya Öniş Stadı'nın alavere dalavere 2 yıl boyunca futbola kapatılması ve ardından geçtiğimiz sezon Mustafa Hepanıl yönetiminin etkili girişimleri neticesinde Gençlik Spor İstanbul İl Müdürü Tamer Taşpınar'ın görev yerinin değiştirilip stadın inşâsının tamamlanması sürecini  konuyla ilgilenen tüm Sarıyerliler biliyor. Bu kısmı tekrar yinelemek istemiyorum.

 

Öte yandan Sarıyer Haber gazetesinin son sayısında Sarıyer Haber Genel yayın Yönetmeni Ümit Sanlav ve Gençlik Spor Bursa İl Müdürü Tamer Taşpınar arasında yapılan söyleşi "Sarıyer'in muazzam bir stadı oldu" başlığı ile yayınlanmış ve haberde Tamer Taşpınar'ın yönetiminde ki İl Müdürlüğünün stadın inşası sırasındaki (en iyi niyetli gözle) iş bilmezliği ve sonucunda ortaya çıkan sorunlar görmezden gelinmişti. Neyse ki Sarıyer'de sadece belli bir cenahın sesi olmayan bağımsız yayın kuruluşları var. Bunlardan biri olan Sarıyer Manşet gazetesinde Ömer Canıbeyaz "Bunun için mi 2 yıl bekledik!" başlıklı bir makale yayınlayarak Yusuf Ziya Öniş'de ki sorunların en önemlilerinden biri olan saha zeminine dikkat çekmiş ve "'Sarıyer'in muazzam stadı' oldu diyen Tamer Taşpınar'ın muazzamlık anlayışını bir fotoğraf karesiyle mercek altına aldık." diyerek Taşpınar'ın açıklamalarını değerlendirmişti. Yazısının sonunu "Sarıyerlilerle alay edercesine açıklamalar yapan zat-ı muhtereme fırsat verenler şu fotoğrafı Taşpınar’a gösterip hesap sorarak ne kadar samimi olduklarını kanıtlamalı…" diyerek noktalamıştı.

Bu yazıdan bir kaç gün sonra Sarıyer Haber gazetesinin internet sitesinde, bahsi geçen fotoğraf kullanılarak verilen haberde "Bunun hesabını kim verecek" başlığı altında saha zemininin bir süre önce pırıl pırıl olduğu iddia edildi ve (Nisan ayında) "çeşitli açılardan çekilen fotoğraflarda o günün zemininde hiçbir sorun olmadığı net bir şekilde ortadaydı" ifadeleri yer aldı.

Haberin devamında, "Ve bugün: O gün yapılan tüm incelemelerde hiçbir sorunu olmayan Sarıyer Yusuf Ziya Öniş Stadının zemini hiç maç oynanmadan nasıl bu duruma geldi. Sebebi bakımsızlık mı? Çimde oluşan bir hastalık mı? Her iki ihtimalde de ortada bir ihmal olduğu muhakkak." denildi. Sarıyer Haber'in Genel Yayın yönetmeni Sayın Ümit Sanlav aslında zeminin nasıl bu hale geldiğini bilir, bilirde bilmezden gelir. Onun için elimiz titremeden biz yazalım onu da!

Tamer Taşpınar'la birlikte saha zeminin fotoğrafları çekildiğinde gerçektende çimler pırıl pırıl ve en ufak bir olumsuzluk bile yok, çünkü bu çimler adeta halı benzeri bloklar halinde getirilip toprak zemine seriliyor ve ilk günlerde haliyle hiç bir sorun yok. Normalde zemine serilen bu çim halıların toprak zeminle kaynaşarak yaşamını devam ettirmesi gerekiyor ancak beklenildiği gibi bu olmuyor. Sebebine gelince işte burada plansızlık, iş bilmezlik sahneye çıkıyor. Saha zemininin drenajları yapılıyor, toprak üzerine hazır çimlerin getirilip serileceği hale getiriliyor ama bu aşamadan sonra sahaya tribünlerin çatısını yerleştirmek için bir kaç tonluk dev vinçler giriyor ve toprağın altındaki drenajı ezerek iş görmez hale getiriyor, zeminde dolaştıkça sıkışan toprağı adeta betonlaştırıyor. Ardından bu hale gelen toprağın üzerine çimler seriliyor. Ancak ne çimler betonlaşmış zeminle kaynaşabiliyor, ne de yüzeydeki su drenaj sistemiyle tahliye olabiliyor. Neticesinde çimler kuruyor ve zemin kelleşiyor. İşte Ümit Sanlav'ın kuantum mekaniğinin bir bilinmezi gibi yansıttığı sorunun cevabı bu.

Haberin devamında başlıkta ki soru yinelenmiş ve şu cümleler kullanılarak suçlu aranmış; "Peki bu durumun sorumlusu kim? Yapıp bitirdiği işin takibini yapmayan, il spor müdürlüğü mü? Her gün gözünün önünde duran bu durumu fark etmeyip yetkilileri ikaz etmeyen ilçe spor müdürlüğü mü? Biz nerede top oynayacağız diye merak edip stada bakmayan ve yetkilileri uyarmayan, ancak açılış günü ilk kez stat ile karşılaşan Sarıyer teknik ekibi ve yönetim mi? Doğrudan kendi görevi olmasa da, İlçenin en geniş imkanlarına sahip kurum olduğu halde statla ilgilenmeyen Sarıyer Belediyesi mi?" İki yıl boyunca kaplumbağa hızıyla ilerleyen stad inşaatı sırasında, dönemin belediyesiyle ilgili tek cümlelik eleştiride bulunmayan Sanlav, şimdi fırsat bu fırsat yeni belediye yönetimine azda olsa bir pay çıkarmış. Doğru olabilir, belki bu durumun sorumlusu Sanlav'ın belirttiği taraflardan biri yada birkaçıdır ama unuttuğu bir kısmı da biz ekleyelim. Bu işte gözünün gördüğünü aklının bildiğini yazmayıp, ekmeğini yediği Sarıyer'in menfaatini kendi rantsal çıkarlarının arkasına atarak haberlerini ona göre süzgeçleyen basın kuruluşlarının hiç mi suçu yok?
                                                                                                        Kıvanç EKİNCİ

              

                                   MAÇI KAZANDIK, MÜCADELE SÜRÜYOR.

Onlarca kez teşekkürler bu galibiyetler için. Son ana kadar galibiyete inananlara, son dermanıyla son vuruşu yapanlara onlarca kez teşekkürler. Bugsaş mağlubiyetinin ardından bu köşede kaleme aldığım yazıda; Sarıyer’in 14 gün arayla üst üste iç sahada oynayacağı Darıca Gençlerbirliği ve Beylerbeyi maçlarının ikisini de kazanacağına olan inancımı anlatmıştım. Bana bu inancı vereninde Sarıyer’in oyuncuları olduğunu yazmıştım. Bu yazımı okuyan bir dostum bana “bu yazdıklarına kendin inanıyor musun?” diye sormuş ve iki maçta neden altı puan alamayacağımızı kendi görüşleriyle açıklamıştı. Bende O’na bahsettiği birçok konuda haklı olduğunu ama her şeye rağmen bu iki maçı kazanarak düşme korkusunu bir nebze de olsa hafifleteceğimize olan inancımı yinelemiştim. Hatta aramızda ufak bir iddiaya da girmiştik. Şimdi ikimizde iddiayı benim kazanmış olmamın sevincini yaşıyoruz.

Bu iki maçta, üzerlerine düşen sorumluluğun bilinciyle tüm varını yoğunu sahaya yansıtarak, mücadeleden vazgeçmeyen Sarıyerli oyuncularımızı tüm camia adına bir kez daha yürekten kutluyor ve teşekkürlerimi iletiyorum. Bu maçlarda oynanan futbol ve Beylerbeyi maçında son dakika da gelen gol nedeniyle kimse bu galibiyetleri şansa bağlayıp burun kıvırmasın, çünkü bu maçlardaki rakiplerde en az Sarıyer kadar galibiyete muhtaçtılar, yapabileceklerinin en iyisini yapmaya çalıştılar. Bu ligdeki takımların tamamı birbirine eşit güçte, karşılaşmalarda galip ya da mağlup çok ufak farklılıklarla belirleniyor. Ufacık bir şans anı, hakemin tek bir hatalı düdüğü maçın dönüm noktası olabiliyor. Bu denli mücadeleli ve aynı zamanda stresli karşılaşmalarda çok iyi futbol ve rahat galibiyetler beklemek haksızlık olur. Önemli olan 3 puanı alabilmektir ve bu takım iki maçta da bunu başardı.

Bir önceki yazımda “Maçı Kaybettik Mücadele Sürüyor” başlığı atmıştım, bu sefer maçı kazandık ama mücadele devam etmeli! Önümüzde güçlü rakipler, zorlu deplasmanlar var, küme düşmemek için artık herkes varını yoğunu ortaya koyacak. Kim bilir belki hakem oyunları da karşımıza çıkacak. Neyse ki birbirinden yetenekli ve bir o kadar da cesur, başarıya inanmış oyuncularımız var. Tüm Sarıyerliler size güveniyor bu güveni boşa çıkartmayın.

 
                           

         
         
      KABUĞU KIRDIM
  NEDİM EMİROĞLU

Sarıyer'de doğdu (1931). İlkokulu Sarıyer'de okudu. Askerliğini takiben münibüs işletmeciliğine başladı. Sarıyer-Taksim minibüs hattının açılması çalışymalarına katıldı. Futbola Sarıyer'de başladı ve amatör olarak 1949-1955 arasında altı sezon lacivert-beyazlı formayı giydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde 1 dönem (1969/70) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıt. Divan kurulu üyesidir.
 
KARPUZU KESTİM HAYRET, ÇIKTI KELEK,
ADAM SANDIM YAZIK, ÇIKTI PEZEVENK
 
 
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din; Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar menfur kimselerdir. İşte bi bu duruma karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Din ticareti yapan bu gibi insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin asıl mücadele ettiğimiz ve edeceğimiz bu kimselerdir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
.)           
       BİR ŞEY YAPMALI
 
  Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!
Bütün bunların yanında
bazı olumsuzlukların Terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:
1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya'dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.
2) Sarıyer Spor Kulübü'nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardı
3) Sarıyer Spor Kulübü,
ilçe dahilindeki bütün spor kulüp
leri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, Paylaşmaya
devam edecektir
4) Sarıyer Spor Kulübünün
daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.
5) SarıyerSporKulübü,
taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.
6) Sarıyer Spor Kulübü'nün
Çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.
 
SARIYERLİLİK BUDUR
 
GELİN BUNLARI
BİRLİKTE YAPALIM
GELİN SORUNLARI
BİRLİKTE AŞALIM
 
,
,
,
,
,
,
,
,
,
 
 

 

 

 
webista.net
POWERED BY Turkishost.com