"Kaktüs serasının içinde yetiştik,Sevdik,Sevildik.Herkesle dost,Arkadaş olduk,Lakin hiç bir diken elimize batmadı!"
 
 
 
ARAŞTIRMALAR
13.KİTAP  
2. BASIM 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Valid CSS!

 

                                                                KAVAKHİSARI MÜZE OLMALI!

 

                                                                                                                                Yazan: İbrahim Balcı

            Halk tarafından Rumelikavak kalesi olarak bilinen çarşı içindeki tarihi yapının gerçek adı “Kavak Hisarları”dır. Bu tarihi yapı 1624 yılında Sultan IV. Murat tarafından yaptırılmıştır. Zamanla genişletilmesi düşünülmüş ve 1783 yılında Sultan I. Abdülhamit tarafından Fransız Mimar Tusan’a yeni iki hisar (kale) inşa ettirilmiştir. Sultan III. Selim de yeni ilaveler yaptırarak hisarı büyültmüştür. Sultan IV. Mustafa döneminde Fransız Mimar Totti’ye  birbirine karşı duran iki hisar daha yaptırılınca Rumelikavak Hisarı bugünkü haline geldi. Bazı eserlerde hisarın içinde, bazı eserlerde ise hisarın dış duvarına bitişik bulunduğu belirtilen Karakaş Mescidi, büyük Sarıyer selinde (1907/1912)  yıkılıp gidince bir daha hisarın içinde ya da dışında yeni bir mescit yapılmadı.

            Büyük bir alanı kaplayan  Rumelikavak Hisarı (Ya da kalesi) Osmanlılar döneminde  boğazı kontrol ve savunma amaçlı yapılmış ve kullanılmıştır. Rumelikavak Hisarı 1960 lı yıllara kadar savunma amaçlı olarak ordunun kullanımında kaldı. Halen Deniz Komutanlığının kullanımındadır.

            Rumelikavak Hisarı geniş bir alanı kapsar. Kapladığı alanın büyük kısmı yüksek  duvarlarla çevrilidir. Hisar içindeki kapalı mekânlar; koğuş, kiler, yemekhane, cephanelik ve korganlar toprak altında olup, mükemmel şekilde kamufle edilmişlerdir. Kapalı mekan üzerinde adeta küçük bir çam ormanı vardır.

            Her alanda teknolojinin anormal şekilde gelişmesi üzerine savunma amaçlı da olsa Rumelikavak Hisarı işlevini kaybetti. Bu nedenle de hisardaki silâhlı birlikler ihtiyaç duyulan bölgelere kaydırıldı. Hisar’da silâhlı birlik olmamasına karşın bu alan terk edilmedi . Halen deniz astsubay misafirhanesi olarak kullanılmaktadır. Neden misafirhane olarak kullanılmaya devam ediliyor işte bunun sorgulanması gerekmektedir. Hisarın deniz tarafına inşa edilen iki katlı kagir binanın hiçbir özelliği yok! Aksine tarihi mekâna kötü görünüm katıyor! Buna gerek var mıydı? Hiç zannetmiyorum!

            Rumelikavak Hisarı, bu şekilde kullanılmaya devam mı edilmeli? Sorusunu tüm Sarıyerliler kendi kendilerine sormalı ve yanıtını vermelidir. Ben konuyu nefsimde tartıştım, beyin jimnastiği yaptım, önce kararımı sonra da yanıtımı verdim:

            Rumelikavak Hisarı müze yapılmalıdır. Örneğin; Balıkçılık müzesi veya deniz müzesi olabilir” Bu benim önerimdir; paylaşılabilir, geliştirilebilir!

            Eğer böyle bir uygulama yapılırsa Rumelikavak sadece balık sevenleri değil, tarih sevenleri de çeker ve daha hareketlilik kazanır. Müze turizmi deyip geçmemeli. İlçemizdeki Rumelihisar kalesi ve Sadberg Hanım müzesi her gün yüzlerce meraklıya ev sahipliği yapmaktadır.

            Sarıyer deniz kıyısı mahalle ve köyleri ile balıkçılığın yapıldığı en büyük ve önemli bir merkezdir. Balıkçılık mesleği de diğer meslekler gibi teknolojisi dev adımlarla ilerliyor. Alamana kayıklarının yerlerini krom botlar, takaların, karpuzkıç teknelerin yerlerini saç gemiler aldı. Yüz yüzyirmi kulaçlık gırgır ağlarının yerini bin beş yüz-iki bin kulaçlık ağlar aldı. Artık istinga basılmıyor yerine ırgat var, el feneri vurmak yok farlar var; reisler balık gözetme yerine radarı izliyorlar. Saç teknelerde yüzlerce beygir gücünde makineler var. Tayfalar mağazalarda değil saç gemideki kamaralarında istirahat ediyorlar. Mutfakları, yemekhaneleri var. Büyük ve küçük tuvaletlerini güverteden sarkarak denize bırakmıyorlar, çinili fayanslı pırıl pırıl tuvaletleri, banyoları var. Radyo bulamazken şimdi televizyonları var dijitürk izliyorlar.

            Hal böyle iken düşünmek gerekir; her balıkçı reisinin kullanmadığı mağazasında pek çok, hatta sayısız alet-edavat var; ağ, mantar, kurşun var; demir, pala, boyna, kürek var; parakete, fanyalı ağ, kalkan ağı, tekir ağı, hamsi ağı, orkinos ağı, palamut ağı, dip ağı, kılıç ağı, saçma var; kayıkları kıyıya çekmek için ırgat, halat, felenk, zincir var; yemek kazanı, tava, sahan, kaşık, bıçak, güğüm  var! Ben bu kadar sayabildim. Balıkçı reisleri çok daha fazlasını sayar. Çok mu zor? Bir alamana kayığı, bir taka, bir baltabaş, bir kancabaş ya da bir karpuzkıç tekne temin etmek!

            Bu iş için Sarıyerliler; R.Hisar’dan Kısırkaya’ya kadar bir platform oluşturarak bir araya gelmeli ve gerekirse dernek kurarak olayı geniş alana yaymalı, ya da SA-DER bünyesinde bu işi yürütmelidirler.

            Konu en kısa zamanda ele alınmalı; kaymakamlık ve belediye başkanlığı vasıtasıyla Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı ile temasa geçilerek ve ilk adım atılmalıdır. Garipçe kalesi ile Garipçe Kulesinin kiraya verileceğini duyuyoruz. Elimizi çabuk tutmaz isek aynı şey Rumelikavak Hisarı için de düşünülebilir! Bu düşünce ile diyorum ki: Rumelikavak Hisarı bir kazaya uğramadan gerçek sahibi olan Sarıyerlilerde kalmalı ve bu tarihi yapı müze yapılmalıdır. Bu işi gerçekleştirmek için Kabakçı Mustafa gibi isyan başlatacak halimiz yok! Kabakçı Mustafa, yenilikçi Padişah III. Selim’i devirmek için buradan işe başladı. Amacını gerçekleştirdi ama sonunda kellesini de verdi. Bizim ne isyan başlatacak ve ne de kelle verecek halimiz var. Bizim isteğimiz, yenilik ama kültürel zenginliğe sahip olmaktır başka bir şey değil!

            Öneri tarafımızdan takibi ise tüm Sarıyerliler tarafından yapılmalıdır.

 

06.06.2010

 
 
 
 
                           

         
         
      KABUĞU KIRDIM
  NEDİM EMİROĞLU

Sarıyer'de doğdu (1931). İlkokulu Sarıyer'de okudu. Askerliğini takiben münibüs işletmeciliğine başladı. Sarıyer-Taksim minibüs hattının açılması çalışymalarına katıldı. Futbola Sarıyer'de başladı ve amatör olarak 1949-1955 arasında altı sezon lacivert-beyazlı formayı giydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde 1 dönem (1969/70) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıt. Divan kurulu üyesidir.
 
KARPUZU KESTİM HAYRET, ÇIKTI KELEK,
ADAM SANDIM YAZIK, ÇIKTI PEZEVENK
 
 
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din; Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar menfur kimselerdir. İşte bi bu duruma karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Din ticareti yapan bu gibi insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin asıl mücadele ettiğimiz ve edeceğimiz bu kimselerdir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
.)           
       BİR ŞEY YAPMALI
 
  Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!
Bütün bunların yanında
bazı olumsuzlukların Terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:
1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya'dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.
2) Sarıyer Spor Kulübü'nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardı
3) Sarıyer Spor Kulübü,
ilçe dahilindeki bütün spor kulüp
leri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, Paylaşmaya
devam edecektir
4) Sarıyer Spor Kulübünün
daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.
5) SarıyerSporKulübü,
taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.
6) Sarıyer Spor Kulübü'nün
Çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.
 
SARIYERLİLİK BUDUR
 
GELİN BUNLARI
BİRLİKTE YAPALIM
GELİN SORUNLARI
BİRLİKTE AŞALIM
 
,
,
,
,
,
,
,
,
,
 
 

 

 

 
webista.net
POWERED BY Turkishost.com