"Kaktüs serasının içinde yetiştik,Sevdik,Sevildik.Herkesle dost,Arkadaş olduk,Lakin hiç bir diken elimize batmadı!"
 
 
 
ARAŞTIRMALAR
13.KİTAP  
2. BASIM 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Valid CSS!

SARIYER’İN İLKLERİ

            Buna biraz da kafa dağıtmak derler! Zira, epey zamandır aktüel konulara değinmiyordum. Zaman zaman değişik konulara girmenin, yazıp çizmenin yararı olur diye düşündüm ve bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.

           

            Görüldüğü gibi yazımda Sarıyer’in ilklerini sıralıyorum. Bunlar benim saptadıklarım. Okuyucular eksik görüp yeni bilgilerle bizi aydınlatabilirler.

            Gelelim Sarıyer’imizin ilklerine:

            Türkiye’de ilk defa altın madeni Sarıyer’de çıkarıldı ve Sarıyer ismini de yarlarının sarı olmasından aldı.

            Türkiye’nin ve İstanbul’un ilk Türk Baro Başkanı Sarıyerli Mehmet Raşit Efendi’dir (1886-1908).

            Türkiye’nin ilk kadın Başbakanı Tansu Çiller Sarıyer/Yeniköylüdür.

            Türkiye’de Polo sporu ilk defa Sarıyer’de Abraham Paşa’nın (Dönme İbrahim Paşa)  Bilezikçi Çiftliğinde oynandı.

            Türkiye’de ilk kalp ameliyatını yaparak kalp kapaklarının genişletilmesi sağlayan  Prof. Dr. Nihat Dorken Sarıyerlidir.

            İstanbul’da ilk otel Büyükdere’de Hotel Bellevue adı ile açıldı.

            Türkiye’de ilk piyano resitali Hotel Bellevue’de piyanist Liszt Frans taraf          ından verildi.

            Türkiye’de ilk hava taşımacılığı Büyükdere/Çayırbaşı hava meydanından 1924 de İtalyan Şirketi Aero Esprosso İtaliana tarafından yapıldı.

            Cumhuriyetin ilk kadın iktisat doktoru ve kadın banka müdürü Ali Rıza Paşanın kızı Sarıyer/Yeniköylü İclal Ersin (Erkaptan) hanımdır.

            Türkiye’de ilk reklam Sarıyer’de 1872 yılında Hünkar ve Çırçır memba sularının rekabeti ile yapıldı ve reklam yazıları çeşmenin kitabeleri olarak yazıldı.

            Sarıyer’de ilk resmi spor kulübü Rumelihisar Kulübü olup 1931 yılında kuruldu.

            Modern usullerle balıkçılık yapılması için ilk atılımı yapan Şaban Reis (Ergün) Sarıyerlidir.

            Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi dört büyük futbol takımında forma giyen ilk futbolcu Sergen Yalçın Sarıyer/Kilyosludur.

            Türkiye’nin ilk özel müzesi Sadberg Hanım Müzesi adıyla Koç ailesi tarafından Büyükdere’de açıldı.

            Korgneral rütbesi ile Kuvvet Komutanı (Hava Kuvvetleri Komutanı) olarak görev yapan ilk kişi Sarıyer/Demirciköylü Korg. Cemal Ergin’dir.

            Sarıyer’in ilk belediye Başkanı Ali Sandıkçıdır (1984/1989).

            İstanbul’da Avrupa normlarında ilk plaj Sarıyer Altınkum’da 1927 yılında açıldı.

            İŞTE böyle! Daha pek çok ilkler vardır. Ama tespitinde şüphesiz zorlukların olduğu da gerçektir. Ama güzel ve meraklı bir uğraş olduğu için araştırmak ve eksikleri bulmakta zevklidir. Bu yolda çaba harcayacak olanlara yardımcı olabileceğim gibi sayfalarım da açıktır.

İbrahim BALCI

04.10.2008

 
 
 
 
 
 
 
KARAR!

             Sarıyer Spor Kulübü Yönetim Kurulu 16.09.2008 Salı günü olağan toplantısını yaptı ve çok önemli bir karar aldı. Buna göre kulübümüz yönetim kurulu en kısa süre içinde genel kurul yaparak yeni yönetim kurulunu seçecek ve görevi yeni arkadaşlara teslim edecektir.

            Bu KARAR kolay alınmadı. Çok düşünüldü, çok tartışıldı ve sonuçta karar alınarak genel kurul süreci başladı. Bundan sonra yapılacak şey; en seri şekilde hareket edilerek mevcudu aratmayan, aratmayacak olan bir yönetim kurulunu oluşturmak olmalıdır

            Mevcut yönetim kurulu nasıl oluşturuldu bir daha açıklamayı yararlı görüyorum: Tahir Sarıoğlu görev almayınca ve başka talipliler de çıkmayınca seçim yapılamadı ve kulübün yönetimi üç kişilik divan kurulu üzerine kaldı. Divan kurulu yeni bir kurul oluşturulması için Kulübün Divan Yürütme kurulunu göreve davet etti. Bu kurul defalarca toplandı ve üç kez Belediye Başkanı ziyaret edilerek kulübün sahipsiz bırakılmaması, yönetim kurulu oluşturulması için yardımı talep edildi ama sonuçsuz kaldı. Belediye Başkanı yönetici bazında yardımcı olamıyor, mali konularda katkı sağlayamıyor ama vasıta ve sosyal çalışmalarda katkı verebileceğini belirterek tavrını ortaya koyuyordu. Oysa Sarıyer’in ilk elde mali konuda yardıma ihtiyacı vardı. Bu yol net bir tavırla kapatılıyordu.

            Divan Yürütme Kurulu, Belediye Başkanını son kez ziyaretinde yine aynı istekleri  tekrarlamış ama yine aynı yanıtları almışlardır. Ancak Belediye Başkanı bu toplantıda önemli bir hususu hatırlatmıştır (Hatırlatması göstermektedir ki olayları çok yakından takip etmektedir ki; öyledir!). Şöyle demiştir; “Üç dört gün içinde genel kurulu toplamaz ve yönetim kurulu seçmezseniz, kulüp kayyuma gidecek!”

            Tespit çok yerinde idi, bizler de aynı şeyleri düşünüyorduk. Belediye Başkanından yönetim oluşturulması konusunda yeşil ışık alamayınca tekrar Tahir Sarıoğlu ile temasa geçildi ise de olumlu yanıt alınamadı ve çaresiz bir şekilde genel kurula gidildi.

            Sarıyer Spor Kulübü yönetiminde görev almak için sıraya girenler ortalıkta görülmüyordu. Hevesli olanlar bile yoktu. Diyojen misali elimizde fener yönetici yapabilmek için adam aramaya başlamıştık!

            Sarıyer’de heyecan öldürülmüştü! Sarıyerliliğe paranga vurulmuştu! Bunun müsebbibi kimlerse Allah bugün de yarında cezalarını versin!

            Genel Kurul 26 Temmuz’da yapıldı. Sabah saat 11.00 de üç kişi bir ara geldi ve akla gelen kişilerden biri başkan yirmi kişi de asıl yönetim kurulu üyesi, ayrıca yirmi kişi de yedek yönetim kurulu üyesi olarak tespit edildi. Bu şahısların pek çoğundan “Kabul ettim” sözü bile alınamadı.

            İşte benim başkanı bulunduğum yönetim kurulu böyle oluştu. Mali kaynak yok, ilerisi için bir umut da yok ama ortada kalan Sarıyer Spor Kulübü var ve bir de Sarıyerlilik!

            Bir kısım sorumsuz ağızlar “Bıraksalardı alan olurdu” veya “Bıraksalardı kulüp sahipsiz kalmazdı” diyenler bu sözleri hale söylemeye devam ediyorlar ama onlara sormak gerekir. Elli altı gün ortada kalan kulübe neden sahip çıkmadılar? Kimi ve neyi bekliyorlardı?

            Kulübe yardım etmemek için kulüp başkanını şahsi meselesi için engel gören zihniyet ve o zihniyeti yafta olarak göğüslerinde taşıyanlar neden sorumluluk almadılar? Alanlara mani oldular, mani olmaya devam etmektedirler? (Bu konu üzerine tabii ki ileri de durulacak, gereken aydınlatma yapılacaktır. Yanlış anlamalara meydan verilmesi tabii ki hoş olmaz. Hani, cebinden cüzdanı çalınan kişi ile çalan kişi aynı kefeye konulamayacağı gibi!)

            İşin enteresan yanı, bakıyorum bu kez bu tür sözleri mevcut yönetim kurulumuz üyelerinden de söyleyen var! Ama bu kez vakit erken, kollar sıvanır, titiz bir çalışma ile yeni ve güçlü bir yönetim kurulu oluşturulabilir, böylece kulüp idari krizden kurtulmuş olur.

            Bu KARAR neden alındı? Bunu yanıtlamak da yarar var:

-Kulüp çok güç durumda idi, maddi imkansızlık içindeydi. Buna rağmen yöneticiler ellerinden geldiği kadar maddi ve manevi fedakârlık yaparak transfer çalışmalarını başarı ile devam ettirerek gerçekten çok iyi bir kadro oluşturdular.

- Maddi imkansızlıkla boğuşan yönetim kurulu takımın Nevşehir kampına gönderilmesini temin etti (Belediyenin katkısı oldu).

- Mali durum müsait olmadığı için futbolculara herhangi bir ödeme yapılamadı. Yapılan ödemeler de yeterli olmadı ve bilhassa eski sezondan kalan ve alt yapıdan gelen futbolcular mali bakımdan asla tatmin edilemedi.

 - Yönetim Kurulunun mali gücü yeterli değildi. Birkaç kişinin de bu büyük giderleri karşılamasına imkân yoktu. Değişik kişi ve kurumlardan alınan yardımlar da ihtiyaçları karşılayacak boyutta değildi.  

            - Yönetimi rahatlatacak olan turnuva maçlarına ait İddaa gelirlerinin çeşitli nedenlerle

akışının sağlanamaması, TFF. dan istenen kredinin bu güne kadar çıkmaması yönetim kurulunun çok güç durumda kalmasına neden oldu. Böyle olunca:

            Futbolcuların geçen yıl alacakları, transferden doğan garanti paraları ve maç başları ödemeleri yapılamadı (Bütün bunlara rağmen futbolcuların özverisine alkış tutmak görevimizdir, onlara yürekten teşekkür etmeyi görev bilirim).

            Bu büyük ödemeler yapılamaz iken bir de günlük masrafların karşılanamaması durumu ortaya çıkınca, her toplantıda “Mali Konu” gündeme geldi. Böyle olunca toplantılara katılım azaldı ve bir noktada tıkanma yaşandı!

            Takımın iyi olması, iyi sonuçlar alması, henüz yenilgi ile tanışmaması! Bunlar hep iyi de bu iyinin devam etmesi için ortam müsait olmadığı için KRİZ ortaya çıktı. Adı da MALİ kriz! Bu krizden çıkmanın tek yolu da yeni bir genel kurul olarak belirlendi ve bu yolda adım atılarak, yeni bir yönetim kurulu hazırlanması çalışmalarına olanak sağlandı.

            Tüm Sarıyerlilerden ve konu ile ilgilenenlerden yönetim kurulu oluşturulmasına yardımcı olmalarını bekliyoruz!

           

İbrahim BALCI

17.09.2008
 
Yazarın eski yazıları.
 
 
 
1......             İŞTE SARIYER BU !
 
 
               
 
 
 
 
 
 
 
                           

         
         
      KABUĞU KIRDIM
  NEDİM EMİROĞLU

Sarıyer'de doğdu (1931). İlkokulu Sarıyer'de okudu. Askerliğini takiben münibüs işletmeciliğine başladı. Sarıyer-Taksim minibüs hattının açılması çalışymalarına katıldı. Futbola Sarıyer'de başladı ve amatör olarak 1949-1955 arasında altı sezon lacivert-beyazlı formayı giydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde 1 dönem (1969/70) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıt. Divan kurulu üyesidir.
 
KARPUZU KESTİM HAYRET, ÇIKTI KELEK,
ADAM SANDIM YAZIK, ÇIKTI PEZEVENK
 
 
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din; Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar menfur kimselerdir. İşte bi bu duruma karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Din ticareti yapan bu gibi insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin asıl mücadele ettiğimiz ve edeceğimiz bu kimselerdir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
.)           
       BİR ŞEY YAPMALI
 
  Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!
Bütün bunların yanında
bazı olumsuzlukların Terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:
1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya'dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.
2) Sarıyer Spor Kulübü'nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardı
3) Sarıyer Spor Kulübü,
ilçe dahilindeki bütün spor kulüp
leri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, Paylaşmaya
devam edecektir
4) Sarıyer Spor Kulübünün
daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.
5) SarıyerSporKulübü,
taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.
6) Sarıyer Spor Kulübü'nün
Çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.
 
SARIYERLİLİK BUDUR
 
GELİN BUNLARI
BİRLİKTE YAPALIM
GELİN SORUNLARI
BİRLİKTE AŞALIM
 
,
,
,
,
,
,
,
,
,
 
 

 

 

 
webista.net
POWERED BY Turkishost.com