"Kaktüs serasının içinde yetiştik,Sevdik,Sevildik.Herkesle dost,Arkadaş olduk,Lakin hiç bir diken elimize batmadı!"
 
 
 
ARAŞTIRMALAR
13.KİTAP  
2. BASIM 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Valid CSS!

 
                                          

                                    Recep İvedik'e Nasıl Geldik ... ... ..?                            

 
Osmanlı döneminde başlar Türk halkinin tiyatroyla tanışması. Önceleri meddahlar dağ bayır demeden dolaşır tek kişilik gösterilerini sergilerler kimi zaman bir KAHVEDE kimi zaman yan yana dizilmiş sandıklardan Oluşan mütevazı sahnede. Dersi ibret hikayeler anlatırlar izleyenlere. Doğruluğu, dürüstlüğü, insanlığı işler anlattıkları hikayeler. Sonra Hayal perdesiyle tanışır halkımız. Deve derisi tasvirler mum ışığıyla aydınlanan perdeye yansır. Hayali adı verilen karagöz ustaları ufacık tezgahlarını kurar meydanlara kahvehanelere.

Onlarında öyküleri benzeri nitelikler taşır. Hacivat Karagöz yüksek zevatı simgeler dürüst, saf, temiz halk adamını. Güldürürken izleyenleri; Gözü kara Eleştiri vardır başkaldırı vardır adaletsizliğe bozuk düzene. Bu Sanatkarlar yıllar yılı icra ederler boğaz tokluğuna sanatlarını. Sonra hayal perdesinden sahneye iner tipler. Hacivat Karagöz Pişekar olur Kavuklu. Artık daha bir yürekli daha bir serttir eleştiriler.Ana öğe güldürmek görünse de asıl amaç halkı aydınlatmak haksızlıklara baş kaldırmaktır. Sonra Ermeni Sanatkarlar girer devreye Yabancı eserler sahnelenir. Bu dönem bir yükseliştir. Artık seyirci bir metne bağlı tiyatro gösterilerini izlemekte konular yaşadığı Toplumla benzeşmese de ilgi göstermektedir. Adım adım ilerlemektedir tiyatro sanatı Yüzlerce fedakar, cefakar sanatçılarıyla. 1879 Yılında devletin kolları kucaklar tiyatroyu, tiyatro emektarlarını. Bir tiyatro Aşığı olan Bursa Valisi Ahmet Refik Paşa Bursa'da Bursa Osmanlı Tiyatrosu'nu kurar. Moliere 'eserlerini Türkçe ye adapte eder içinde. Bursa'ya turne için gelen Thomas Fasulyeciyan'dı Kumpanyası'nın oyuncularını kadroya alır ve modern bir tiyatro salonunda halka Tiyatro Gösterileri sergiletir. Bu girişimi yüzünden Bursa'nın ileri gelenleri tarafından Saraya şikayet edilir ve bir süre sonra Valilikten alınır. Tiyatro Sanatçıları yılmadan yorulmadan sürdürürler çabalarını yıllar yılı. Zorluklara göğüs gererek sanatlarını icra ederler.

İstanbul'da 2. Meşrutiyet'in ilanından sonra, Batıya Açılma etkinliklerinin kültür alanındaki bir devamı olarak, Belediye Başkanı Cemil Paşa'nın (Topuzlu) girişimiyle, l9l4te kurulan konservatuar. İlkin hem müzik, hem de tiyatro dallarında öğretime geçer. Darülbedayi'nin başına Fransız yönetmen ve tiyatro adamı A. Antoine getirilmiştir. Bir okul olarak kurulmuş olan bu kurum, daha sonra meslekten bir tiyatro topluluğu niteliğinde çalışmalara başlayarak, Türkiye'de ilk kez Batılı anlamda tiyatro kurumu olur.

Cumhuriyet döneminde tiyatroda Batı modelini benimseyen Türkiye, gerek tiyatronun kurumsallaşması, gerekse oyun yazarlığının gelişmesi bakımından önemli atılımlara sahne olmuştur.
Tiyatroyu Türkiye'de Çağdaş bir sanat alanına dönüştürme yolunda ilk büyük katkı ünlü tiyatro ve sinema adamı Muhsin Ertuğrul'dan gelir. 1927'de, Darülbedayi'nin başına geçen Ertuğrul, yerli yazarları yüreklendirmesiyle, izleyiciye sunduğu Çağdaş çeviri oyunlarla, Sahneleme, oyunculuk ve dekor kullanımında güncel anlayışı yerleştirmesiyle, yetişmelerine Katkıda bulunduğu kadın ve erkek oyuncularla bugünkü Türk tiyatrosunun temellerini atar. Türk seyircisini sinemayla tanıştırır ilk Türk filmleri çekilir Tiyatro Sanatçıları filmlerde rol alır.
Eğitim görmüş tiyatrocuların yetişmesinde büyük hizmet vermiş olan Ankara Devlet Konservatuarı, Musiki ve temsil Akademisi'nin bir bölümü olarak açılır. Buradan, ilk mezunların çıktığı 1941'de Tatbikat sahnesi oluşturulur. Bu hazırlık aşamalarından sonra da 1949'da Devlet Tiyatroları resmen kurulur.

Türk tiyatrosu ve sineması yıllarca fedakar sanatçılarıyla hem gelişir hem de seyircisini geliştirir.

Sonra televizyon girer yaşamımıza Önceleri kaliteli Eğitici sanatsal nitelikli programlar yayınlanır. Sanatçılar çok daha büyük kitlelere ulaşırlar bu sihirli kutudan. Ama zaman içinde önce yabancı diziler devreye girer başka bir Toplumun bambaşka yaşantısı benimsetilir halka. Dublaj Türkçe'si sinsi sinsi işler dilimize. Gitgide kalite düşmekte yayınların niteliğinden ziyade izlenme oranı ve reklam getirisi önemsenir olur. Yavaş yavaş indirilmeye başlar yıllarca uğraşılarak yükseltilen kültür düzeyi.

Kanunsuzluk doğal karşılanır hale getirilir. Mafya Babaları halk kahramanlarına dönüştürülür. Aşiret reisleri, Ağalar; kınanan değil yüceltilen karakterlere oluverirler ..

Aile hayatı bir kenara itilir. Namus kavramının gereksiz ve ilkel olduğu kafalara nakış gibi işlenir. Haberlerde kara cahillerin Lüks yaşantıları ve hakkını aramak için Yürüyen tahsillilerin nasıl coplandığı gösterilir.

Yüksek ödüllü yarışmalar düzenlenir izleyiciye Havadan para kazanma, kendini acındırıp paraya ulaşma özendirilir.

Ve öyle bir noktaya gelir ki durum. RTÜK yasalara aykırı yayın yaptığında bir kanal. Kültür, Sanat ve Eğitim Programlarını Yayınlama cezası verir ... ..!

Artık duyarsız, düzeysiz, seviyesiz yayın bombardımanıyla izleyici hipnoz altına alınmıştır.

Sonra bir genç çıkar konservatuar tiyatro bölümü mezunu olan bir genç. Bir ucu yaratır. Seyirciyi aşık olur o tipe.Reklam yıldızı oluverir Recep İvedik. Ardından filmi olur Gişe REKORLARI kırar. Ikincisi çekilir gündemi alt üst eder. Türk sinema tarihinin izlenme rekorunu kırar.

Tiyatro hayatın aynasıdır derler. Bir bakıma Şahan GökbakanAldığı Eğitimin gereğini yapmıştır. Topluma bir ayna tutmuştur. Seyirci de kucaklamıştır çevresinde hızla çoğalan yozlaşmış insanların simgesi Recep İvedik'i ... ... ..!

Sanattan yoksun bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Mustafa Kemal Atatürk.

Müşfik SALTIK
 
  1. SARIYER'E MEKTUP VAR.

                                    


 
                           

         
         
      KABUĞU KIRDIM
  NEDİM EMİROĞLU

Sarıyer'de doğdu (1931). İlkokulu Sarıyer'de okudu. Askerliğini takiben münibüs işletmeciliğine başladı. Sarıyer-Taksim minibüs hattının açılması çalışymalarına katıldı. Futbola Sarıyer'de başladı ve amatör olarak 1949-1955 arasında altı sezon lacivert-beyazlı formayı giydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde 1 dönem (1969/70) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıt. Divan kurulu üyesidir.
 
KARPUZU KESTİM HAYRET, ÇIKTI KELEK,
ADAM SANDIM YAZIK, ÇIKTI PEZEVENK
 
 
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din; Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar menfur kimselerdir. İşte bi bu duruma karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Din ticareti yapan bu gibi insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin asıl mücadele ettiğimiz ve edeceğimiz bu kimselerdir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
.)           
       BİR ŞEY YAPMALI
 
  Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!
Bütün bunların yanında
bazı olumsuzlukların Terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:
1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya'dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.
2) Sarıyer Spor Kulübü'nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardı
3) Sarıyer Spor Kulübü,
ilçe dahilindeki bütün spor kulüp
leri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, Paylaşmaya
devam edecektir
4) Sarıyer Spor Kulübünün
daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.
5) SarıyerSporKulübü,
taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.
6) Sarıyer Spor Kulübü'nün
Çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.
 
SARIYERLİLİK BUDUR
 
GELİN BUNLARI
BİRLİKTE YAPALIM
GELİN SORUNLARI
BİRLİKTE AŞALIM
 
,
,
,
,
,
,
,
,
,
 
 

 

 

 
webista.net
POWERED BY Turkishost.com