"Kaktüs serasının içinde yetiştik,Sevdik,Sevildik.Herkesle dost,Arkadaş olduk,Lakin hiç bir diken elimize batmadı!"
 
 
 
ARAŞTIRMALAR
13.KİTAP  
2. BASIM 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Valid CSS!

 

Kürt Oyununa Karşı Açılalım Güzelleşelim!

Nabza göre şerbet dağıtanlar “içelim güzelleşelim” veya “içelim dağıtalım, gece bizim” der. Bizimkisi de o hesap, herkesin gönlünce olacağız diye kendimizi perişan ediyoruz.

Kürt sorunu çözümü için kapı kapı dolaşma turları meyvelerini vermeye başlıyor.

 

Birileri mutlu…

 

Tarihi fırsat diye adlandırılan, demokratik parlamenter sistem içerisinde TBMM çatısı altında çok çok önemli toplantıyı gerçekleştiren Erdoğan’ın umutlu. Ancak, çözümü; sorunu yaratanlarda ve sürdürmek isteyenlerde araması endişe verici.


“Anneler kan dursun istiyor” , “Mutluyuz, umutluyuz” demeçleri toplantının ardından Emine Ayna’ya yeşil ışık yaktı.

Emine Ayla “Kürt açılımından bahsetmek için halk iradesini kabul etmek gerek. Bir halkın iradesini yok sayarak Kürt açılımından bahsedemezsiniz. Kürt sorunun çözümünde sadece Kürt halkının değil aynı zamanda PKK ve lideri Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması gerekiyor” demişti.

Özetle; çözümün “PKK-DTP-Abdullah Öcalan” üçgeninin muhatap alındığı takdirde gerçekleşeceğini Kürt halkının siyasi iradesinin temsilcisinin ancak bu takdirde de çözüme destek olacağının altını çiziyor.

Toplantı sonrası açıklamalar Emine Ayna’nın çözüm önerileri ile aynı kapıda buluşa dursun…

Başbakan Erdoğan, Ahmet Türk ile Başbakan sıfatı ile değil Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı olarak görüşmüş. Zira DTP’ yi muhatap almıyordu Başbakan. Yazık ki; DTP, PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmediği sürece değil görüşmek yana yana oturmak, yüzüne bile bakmayacağını söyleyen Başbakan bu sözünü çok çabuk unuttu.    

Eee…

Ahmet Türk ile görüşmeyi yapan AK Parti genel Başkanı ise çözüm önerileri Başbakanı bağlar mı?

Ya da…

Sözde yaratılan Kürt sorununa inanmayan Başbakan ise, genel başkan sıfatını takındığı anlarda bu oyuna inanıyor mu?

Her iki durumda da muhatap alınan PKK terörünü destekleyenler değil mi?

Elbette öyle…

Durum bu kadar açıkken “kanın durmasını isteyen anneler” “aldatılmış” olmuyor mu?

Oluyor…

Peki, o halde “bebek katili”, “binlerce kınalı kuzumuzun katili”, “terörist başı”, “elebaşı”, “terörist”  uzaktan kumandalı Öcalan’ı sevip bağırlarına basanlar, onun izinde, onun yolunda gidenler, onun görüşlerini savunanlar şimdi neden dikkate alınıyor?

Ermeniler neden muhatap alınıyor ise ondan alındığı açıkken bunu sorgulamanın anlamı yok aslında. Ne de olsa sözde Ermeni soykırımı için kullanılan terör örgütünün mutasyona uğramış hali PKK…

Emperyalist güçlerin çıkarları uğruna, kan dökme, elde etmek istedikleri ülkeleri sindirme, birbirine düşürme sureti ile kaos yaratma projeleri tarihin her döneminde etkili olmuştu.  1877’li yıllarda Osmanlı Devleti’ni parçalamak için kullanılan Ermenilere, gerçekleşmeyeceği kendilerince de bilinmesine rağmen, Doğu Anadolu’da “hayali bir Ermenistan” vaat edilmişti. Kürt vatandaşlarımıza da “hayali Kürdistan” vaatlerinde bulunarak uğruna savaştığı devletine, topraklarına, bayrağına karşı kışkırtıyorlar. Tarih tekerrürden ibarettir diye boşa söylenmemiş.

Eee..

Tüm bunlara rağmen açılımın güzelleşmek ile bir bağlantısı olabilir mi?

Bize göre “hayır!”, DTP-PKK-Öcalan üçgenine göre “evet!”…

PKK terörünün hain saldırılarında şehit düşen evlatlarımızın kanının hesabı sorulması, ülke bütünlüğünü tehdit edenlere karşı olunması gerekirken muhatap alınması, hatta geleceğe yönelik umutlar beslenmesini utanç verici bir hatadır/girişimdir.

Taraflı girişimlerde tarafsız olmam mümkün değil, o nedenle; sözde çözüm arayışları çerçevesinde yapılan açılımı bu ülkenin vatandaşı olarak kabullenemiyorum.

Açılım mimarları neyin sarhoşluğunu yaşıyor ki, çözümsüzlük treninde kalmayı yeğliyor? Bir açılımda bu soruya yaparlır artık.

 

Açıla açıla boğulacagız hep birlikte, kurunun yanında yaşın yanması misali...

 

 Ben ona yanıyorum...

 

Nuran.talay@politikadergisi.com

 
 
 

VURUN AZERBAYCAN’A

Azeri kardeşlerimizden ne gördük,  KKTC’yi tanımaz,  bedava gaz,  petrol vermez,  Eurovision da bizi desteklemez, Ermenistan ile normalleşme sürecine karşı çıkar… 

 
Sınır kapılarının açılmasının gündeme gelmesi ile duyduğumuz sözler bunlar. Magazini de seven toplumuz ne de olsa… Hemen başlıyoruz sen bana ne verdin ben sana neden vereyim olaylarına, daha ileri giderse al bebekleri ver misketleri demeye. Keşke durum bu kadar basit bir oyundan ibaret olsaydı.  
 
Kafkas paktı ile hız kazandığını gördüğümüz ABD’nin Azerbaycan hayranlığı son parkurda…
 
Afganistan’dan alacağını aldı,
Irak zaten emrinde,
Türkiye’den istediklerini de elde ediyor,
Azerbaycan’ı ne yapsın ABD?
Düşünelim…
 
Türkiye’nin tek müttefiki Azerbaycan’ı Rusya’nın kucağına atarak hem bu kardeşliğe darbe vurmak hem de bölgede güçlü olmak hayali ile taşıyor ABD. 
 
1915 yılında yaşanan olayları “Bu olayı unutmayın, bunu beyinlerimizde saklamalıyız" ,   "Benim 1915 yılındaki olaylarla ilgili düşüncelerimi herkes bilir, o düşüncelerim değişmedi"  diyor Obama. Hocalı katliamında katledilen Azeri kardeşlerimizi görmezden geldiği gibi, acımasızca katledilen Türk’leri de görmezden gelmeye devam ediyor, diğer emperyalistler gibi.  Yıllarca soykırım safsatasıyla sürekli bizlere sıkıntı yaşatan Ermenistan “toprak talebi yerine getirilirse ve Türk’ler soykırımı kabul ederlerse kapıların açılmasına destek verecekmiş”
 
Ayağının tozuyla Ankara ve Bakü arasını açmayı başardı Obama. Batı hayranlığı sadece bizlere has zannediyordum. Aliyev de en az bizim kadar hayran. Öyle ki gelişen olayları yalan yanlış pompalanan olaylara ilişkin bir açıklama yaparak halkı rahatlatmıyor,  yoksa rahatlatacak bir durum yok mu?
 
Tüm bu gelişmeler yaşanırken doğalgazın kesilmesi de Türkiye’ye bir uyarımıydı atılan nifak tohumları başarı sağlamış mıydı? Etkilerini net olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya ve Azerbaycan ziyaretinde göreceğiz.
 
Bu ziyarette,  Türkiye ile sınır paylaşan Azerbaycan’ın Karabağ sorununa çözüm önerileri sunulması mümkün mü? Yoksa koz olarak kullanılan soykırım meselesi gibi ısıtılıp ısıtılıp Karabağ sorun olarak sunulacak mı Azerbaycan’a bunu da ilerleyen günlerde göreceğiz.
 
Hocalı Katliamının da, bölgede Azerilere karşı yapılan operasyonların arkasında Rus ordusu olduğu halde Türkiye Ermenistan arasındaki gelişmelerin Azerbaycan’a karşı tehdit olarak lanse edilmesi de oldukça düşündürücü.
 
ABD kuyuya attığı bir taşla Azerbaycan’ı yaralıyor, desteklemenin anlamı var mı?
 
“Delinin biri kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkaramamış” misali!
 
 

                                                     
 
                                                                                                                                              nuran.talay@politikadergisi.com 

 
 
            
 
 
         --    
  1. SUSUN YANLIZ DENİZ FENERİ KONUŞSUN
  2. PADİŞAHIM SEN ÇOK YAŞA
  3. CUMHURİYET TASFİYE EDİLİYOR
  4. EKMEK BULAMAZSAN OTOMOTİV YE!
  5. BU SEÇİMLERDE DE HEDEFLER TUT TU.

 
 
 
                           

         
         
      KABUĞU KIRDIM
  NEDİM EMİROĞLU

Sarıyer'de doğdu (1931). İlkokulu Sarıyer'de okudu. Askerliğini takiben münibüs işletmeciliğine başladı. Sarıyer-Taksim minibüs hattının açılması çalışymalarına katıldı. Futbola Sarıyer'de başladı ve amatör olarak 1949-1955 arasında altı sezon lacivert-beyazlı formayı giydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde 1 dönem (1969/70) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıt. Divan kurulu üyesidir.
 
KARPUZU KESTİM HAYRET, ÇIKTI KELEK,
ADAM SANDIM YAZIK, ÇIKTI PEZEVENK
 
 
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din; Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar menfur kimselerdir. İşte bi bu duruma karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Din ticareti yapan bu gibi insanlar saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin asıl mücadele ettiğimiz ve edeceğimiz bu kimselerdir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
.)           
       BİR ŞEY YAPMALI
 
  Sarıyer takımı bir isimdir, bir firmadır ve çok önemli bir markadır. Bunun böyle bilinmesi gerekir!
Bütün bunların yanında
bazı olumsuzlukların Terki konusunda da duyarlı olunmalıdır. Bu nedenle şu hususları bilhassa belirtmek isterim:
1) Sarıyer Spor Kulübü Kısırkaya'dan Aşiyan kadar tüm Sarıyerlilerin kulübüdür, bunun bilinmesi çok önemlidir.
2) Sarıyer Spor Kulübü'nün her kurum ve kuruluşun dostluğuna ihtiyacı vardı
3) Sarıyer Spor Kulübü,
ilçe dahilindeki bütün spor kulüp
leri ile kardeştir, aynı hisleri paylaşmaktadır, Paylaşmaya
devam edecektir
4) Sarıyer Spor Kulübünün
daha çok seyirciye ihtiyacı vardır.
5) SarıyerSporKulübü,
taraftarlarından, zaman zaman meydana gelen olumsuz tezahüratlara son vermesi centilmenlik ve kardeşlik adına istemektedir.
6) Sarıyer Spor Kulübü'nün
Çok büyük maddi sorunları vardır ve bu sorunların aşılması için tüm Sarıyerlilerden, sporseverlerden, kurum ve kuruluşlardan yardım beklenmektedir.
 
SARIYERLİLİK BUDUR
 
GELİN BUNLARI
BİRLİKTE YAPALIM
GELİN SORUNLARI
BİRLİKTE AŞALIM
 
,
,
,
,
,
,
,
,
,
 
 

 

 

 
webista.net
POWERED BY Turkishost.com