OLMUYORSA ZORLAMIYACAKSIN!
Aşk böyle bir seçenek sunar.
Ben seni çok farklı sevmiştim. Yaşadığımız her bir şeyi unutmam mümkün değil. Sevgiyi sende öğrendiğim gibi, aldatılmayı da sende tatmıştım. İhaneti içinde yaşarken tanımıştım. Tühh dedim ister istemez. Arkama bakmadan, korku, hırs, ihtiras, sevinç, kullanma ve kullanılmayı öğrenmiştim. Senin Martını sevmeden önce Lacivert Beyaz rengini sevmiştim.
Bizim Jenerasyon doğumumuzu belirli yaşa kadar leyleklerin getirmesi ile uyutulmuştu. Şimdiki çocuklar, yaşamı direk öğreniyor. Çocuk gecenin bir yarısı yataktan kalkar, Anne niye bağırıyorsun, Babam seni dövüyor mu? Diyerek annesinin yanına gelir. Ve Anne, Sana kardeş getiriyoruz der. Yani bugün, Leylek hikayesi bitmiştir.
Sarıyer Kulübü de aynen böyledir. Doğumu faraza iki kerede müracaat edilerek kurulmuş, resmileşmiş olsa da, üçüncü hareket profesyonelliktir. Yani aşk! Acı gerçekleri deneyerek, hayatın tüm tecrübelerini yaşayarak, bugünlere gelmiştir.
Birinci hafta tohum atıp, Üçüncü hafta düşük yapıyorsanız. Maya tutmuyorsa, ara vermeden yeniden denemek olmaz. Bu doğanın tabiatına aykırı. Dinlendireceksin. Besliyeceksin. Psikolojik tedavi uygulayacaksın. Yeniden, Yeniden ısrarla denemek olmaz. Kendini tutamıyorsan, babasına göndereceksin.
OLMUYORSA ZORLAMAYACASIN!
Sancılı günler yaşıyoruz. Hep bir bilineni zorluyoruz. Olmuyor. Olmayacakta. Yeni bir hoca geliyor kulübe. Oyuncu araştırma yapıyor. Hoca bende Sarıyer de oynadım diyor, anlatacak anı yok. Ne diyecek. Ben Sarıyer’e geldim. 4 hafta oynadım paramı aldım ve kulübü terk ettim gittim mi diyecek. Nasıl kaçtığınımı anlatacak. Sarıyer kulübü bunları yaşayarak öğrenmedimi. İhaneti bilmiyor mu? Nasıl oluyor da böyle bir hoca. Deneyimi olmayan bir insan, Sarıyer Kulübüne hoca oluyor. Bunun hesabı hiç sorulmayacak mı? Öyle mi sanıyorsunuz.
Yanılıyorsunuz!
Bugün, Sarıyer Kulübünde, zamanında hocalık dahi yapmış olan insanlar bugün görev yaparken, görevlerinin sorumluluğu ve Sariyerlilik bilinci ile bazı sorumlulukların altına imza atarken neler düşünüyorlar. Kendilerini sorumlu hissetmiyorlar mı?
Hey dostum!
Bu Aşk. Kötü yola düşmek üzere. Toparlamak, Gerçekleri görmek. Korkmadan haykırmak lazım. Düşeriz canım kardeşim. Tez elden göndermen lazım. “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.” Kendisi gitmeyeni nasıl göndermen gerektiğinin reçetesini bu.
Acizane dileklerimi ilettim.
Olmuyorsa Zorlama Kardeşim. Yırtarsın! Sonra hiç dikiş tutmaz…
Mustafa BALCI
28 Eylül 2010