SONDAN BİR ÖNCEKİ ZAMANDAYIZ!

 

        Siyaset Kontrol Merkezinde “SKM” umutlar tükenmek üzere, Şok üstüne şok yaşanmakta, Yerel politikanın ötesinde. Ulusal siyaseti konuşmak dahi yormaya başladı insanları. Yaz yorgunluğumu desem. Yoksa sonbaharın rehaveti insanların üstüne çöküyor, Bir yorgunluk söz konusu ise mesele yok. O zaman çaresi elbette bulunur. Lakin problem, Ulusal siyasette,  Akıllara durgunluk veren gelişmelerin üzerimizde bıraktığı etkiyi, Bir nebze atmaya çalışıyorsak eğer,  O zaman bu durgunluk  için çare beklemek değil, Proje üretmek, Eylemsel ve örgütsel çalışmalarda bulunmak olmalıdır.

       Şok yaşıyoruz.  Geçmişin vermiş olduğu dinamiklikle, Yürütülen iç siyasetteki gelişmeler nezdinde bugün sanki kullanıldığımızı düşünür pozisyona geldik.

      CHP’nin Ulusal çapta düzenlediği ve Cumhuriyetçi Kadınlar grubunun öncülüğünde ADD nin desteklediği ve bizlerinde içinde bulunduğu bu çalışmalarda. Maalesef.  TÜRBAN konusunun en büyük şoklarından birini yaşamaktayız. İki yıldır sessiz ve derinden gelişmiş ve tamamen unutulmuş bulunan bu olayın tekrar gündeme gelmesi,  Bunun bayraktarlığının bizlere yaptırılması, Genel olarak içimdeki inancı ve çelişkiyi gün yüzüne çıkarıyor.

      Ulusal siyasi politikada bu görev devlet olarak bizlere verildiyse . Ulusun gelecek 50 yıldaki siyasi geleceğinde böyle bir misyon yüklendiysek. Yıllarca politika üreten ve yaygınlaşmasını sağlayan zatı muhteremler bizlere nasıl bir açıklama yapacaklar. Merak içindeyim.

      CHP yi anladık. Pekte yanılmadık. “ADD” Atatürkçü Düşünce Derneği’nin bakış açısı ne durumda.?

      ADD Genel Merkezinde ses seda yok. Tansel Çölaşan, Başkan olduktan sonra, Sadece kendi kabuğuna çekilerek,  Eylemsizlik kararı alan, Dernek Şubelerinin ise sadece yıldönümleri ve cenaze törenleri dışında pekte bir çalışmalarını görememekteyiz. Seminerler. Paneller, Yürüyüşler yapılmaması,  Kuvvay-i Milliyenin toprağa ebediyen gömülüşümüdür.

      Bu durgunluğa. Bu sessizliğe kim dur diyecek. Bu içe kapanış neden?  İçeride olanların matemi bu kadar uzun sürmemesi gerekir. Korku Toplumu olduk. Korkunun ecele faydası yok.  Milletinden ve devletinden önce,  Kendi hayatını ve ailesini düşünen, Yaşlı ve yenilmiş, Ürkek, Lakin!  Laf salatası yapmakta öncü olan yöneticilerden normal şartlarda kahraman çıkması zordur.

      Yeniden yapılanma kaçınılmaz olmalıdır…

      Bugün geldiğimiz koşularla bakın ki, Hayat bizlere ne süprizler yapmak ta?

      Daha dün, Yakın zamana kadar, Sol gruplar üzerinde uzman olan, Yıllarca ulusal çapta yapılan operasyonlarda nice gençlerin ve aydınların, Malum koşullar altında tecrit edilmesine vesile olan, Bugün yazmış olduğu “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabıyla gündeme oturan Hanefi AVCI’ yı, Biz solcu, Sosyal Demokrat ve Atatürkçülerin savunan kısımda yer alması ise, Gelinen yozlaşmanın. Korkak siyasetin. Hedefsiz ve amaçsız politikanın eserinden başka bir şey değildir.

       Bugün yaşanan, Ilımlı İSLAM, Bize dayattırılan ise Ilımlı KEMALİZM.

Mustafa BALCI

30.09 2010

 
 
 
 
 

 
 
  SARIYER'İN ÜNLÜLERİ
 DR. MEHMET SALMAN

İstanbul'da doğdu (1946) İlk ve orta okulu Sarıyer'de okudu. Lise öğretimini Kabataş'ta yaptı ve İ.Ü. Çapa Tıp Fakültesinden 1972 de mezun oldu. Askerliğini Yed. Sb. olarak G.Antep'te yaptı. İhtisasını Şişli Etfal Hastanesinde tamamladı. Hıfzı Sıhha Kurulu üyeliği görevinde bulundu. İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak uzun bir süre görev yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer S. K. de 7 dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İşyeri ve Spor Hekimlliği sertifikalarına sahiptir. Yıllarca Güreş ve Boks Federasyonlarının sağlık kurullarında görev aldı. Milli takımlar doktorluğu yaptı. Sarıyer S. K. Divan kurulu üyesi olup, pek çok ödül sahibidir.
  İBRAHİM BALCI DİYOR Kİ. 
Namludun çıkan kurşun geri dönmez, onun işi yerine ulaşmaktır.
      GÜNÜN SÖZÜ 
Efendiler; eğer bu millet bu memleket parçalanacak olursa genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur. Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık. Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri de genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğruna feda ettik. Bunu anlamayıp da milleti hala kendi kaflarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır. Bela çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır.
MUSTAFA KEMAL (24.10.1919).
 BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ 
Sarıyer Voleybol takımının kuruluşunu gerçekleştiren yönetici (R, Kavaklı) kimdir?

GEÇEN HAFTANIN YANITI: Necil Kıldıran, Sarıyer S. k. da voleybol şubesini kuran ve uzun süre yöneticiliğini yapan kişidir.


 
 
 
 
 
 
POWERED BY Turkishost.com