ANIT ÇINAR ÖYKÜLERİ

 

        Tek tek ağaçlar ve onların bir araya gelip oluşturdukları ormanlar… İçinde barındırdıkları diğer her şeyle ormanlar… İnsanın insanlaşma sürecindeki düzeyi onun aynı zamanda  ormana verdiği değerin düzeyiyle de ilişkilidir.

 

 

        Aslında biz, galiba çoğu kere de farkında olmadan “Orman kaçkını” sözünde olduğu gibi  küçümsemişizdir ormanları…Medeni olmanın aynı zamanda ormanlardan yana olmak olduğunu unutarak…

 

 

        Biz bu projemizle orman sevgisinin kuru bir sevgiden öte olmasının altını çizmek istedik.Ormanlarımızı ve orman alanlarımızı korumanın aktif bir unsuru olmak gerekliliğini anlatmak istedik.

 

 

        Anıt ağaçları seçtik.Anıt ağaçlar içinden anıt çınarları seçtik.Soy ağaçları çınara çıkarılırmış.Araştırımızı çınara çıkardık.

 

 

        Bir kere öyle her ağaç anıt ağaç olmuyor.Anıt ağaç olmak yaşlı ağaç olmakla da olmuyor.

 

 

        Türünün genel ölçütlerinden farklı yanının olması gerekiyor.Yöre folklorunda,tarihinde özel bir yeri bulunması gerekiyor.İzinsiz dalları bile budanamayan anıt ağacın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları tarafından tescil edilmesi gerekiyor.

 

 

        Tarihe iz bırakan anıt çınarlarımızın orman alanlarına gereken önemin verilmesine vesile olması dileğiyle…

 

HAZIRLAYANLAR

DENİZ SAYIN

ÖZGE YETİŞ

RAŞİT MARAŞ

KAAN AKINTAŞ

DANIŞMAN ÖĞRETMENLER

İLKSEN ARICAN

                                                 MUSTAFA YETİŞ
 
 
 
 

Çınar

peri uçuşuyla geldi,dokunuverdi, öyle usulca

sonra kendi boyutundan çıkarak hissettirdi kocaman varlığını

ısırdı, salındırıp çınar yapraklarını

ne rengi ,ne şekli, ne de bir tadı vardı …

duman oldu,duman olup tozu dumanına kattı

yıllardır,

üstelik bu zamanlarda gelip yoklaması vardı

ve

 dilimizde adı:

rüzgardı.

ses verdi çınar rüzgara

yapraklarını,dallarını,gövdesini

ses verdi çınar rüzgara

rüzgar çınardan sesini aldı

ve çınar nasibine düşeni rüzgardan

çınar;

asırlık birikim

yeşilsem

varlıkta en direndiğim yerim

ses verdi çınar rüzgara,yapraklarını,dallarını,gövdesini

boşaltıp bütün içini verdi

ve terk etti toprağa

asır devirmiş köklerini…

ne gölgesi kaldı,ne saz,ne nağme

insansal bir bencillikti sonu

rüzgar bahane,yıllar bahane

beton kondurdular

çınarın boy attığı,birkaç gün de boylu boyunca yattığı yere

ama ne var?

hiç yokmuş gibi geldi çınar

bir zaman sonra alıştık çınarsızlığa

toprağı örten betona

hainliğine çınarı oyanın

içine ölüm kimyasalı koyanın

zenginliğine vurdum duymazlığın

günlük işlerimizin hay huyu içinde

deli misin nesin?

adam sen de…

çınar da ne?

 

İrfan kaban     
 
 
 
 

KİLYOS KALESİ KARŞISINDA BİR ÇINAR AMA NE ÇINAR

BU ÇINARIN MAZİSİNDE KOCA BİR TARİH VAR…
 
  
Kilyos yerleşimi çok eskilere dayanıyor.Meşhur kaleyi Cenevizliler yapmış.İkinci Mahmut zamanında restore edilen kalenin kapısı üzerinde ikinci Mahmut’un tuğrası bulunuyor.Kaledeki Krupp marka çelik top 2. dünya savaşını anımsatıyor.
 
Hikaye bu ya,kalenin karşısına, kalenin ele geçirilişi şerefine dikilmiş bizim çınar.O dönem dikilip günümüze ulaşmış…
 
 
 
 
Kilyos muhtarı Şevki Bezeroğlu , bu çınar adına  bir rivayeti aktarıyor: “Osmanlıda bir vezir bu çınarda idam edilmiştir.”
 
 
 
                                                                              Kilyos Kale Karşısı 1
 
                                                                             Kilyos Kale Karşısı 3
                                                                            Kilyos Kale Karşısı 4
 
 Sarıyer’in yeni yerleşimleriyle gözdeleşen köylerinden Zekeriyaköy’ü gezdik.Sorduk soruşturduk.
 
Zekeriyaköy Muhtarlığında Muhtar Azası Mühübe Saraçoğlu ve Bilirkişi Yusuf Öcal ile röportaj gerçekleştirdik.

Koca bir çınarın önünde resim çektirdik ve öykülerini dinledik…

 

        Muhtarlık makamına gittiğimiz; fakat yerinde bulamadığımız Zekeriyaköy Muhtarı Semra Özkaya yerine, muhtar azası Mühübe Saraçoğlu’ndan yardım aldık. Mühübe Saraçoğlu, bizimle görüşmek üzere köyün bilirkişisi Yusuf Öcal’ı muhtarlığa çağırdı.

 

                -Kasım Gülek ve Arkadaşının Çınarla İlgili Yaş Tayini-

 

        Kısa süre sonra yanımıza gelen bilirkişi Yusuf Öcal, sözlerine yaklaşık 30 sene evvel, Adana Milletvekili Kasın Gülek ve arkadaşının köye gelerek, arkadaşının çeşmenin yanındaki ağacın 800 – 850 senelik olduğunu söylediğini belirterek başladı.

 

                -Çeşmenin Yanındaki Çınarın Tarihi Türk Filmlerine Sahne Olması-

         Tarihi Türk Filmlerinde söz konusu çınarın çıktığını söyleyen bilirkişi Yusuf Öcal; Kemal Sunal ve Cüneyt Arkın’ın burada çok film çevirdiğini de ekledi sözlerine. O zamanlar içi boş olan çınarın içine 2 civan koyup film çevrildiğini de anlattı bize bilirkişimiz, kendilerinin çocukluklarında içine girip oynadıklarını da.

 

                        -Çınarın Altında Yapılan Damat Tıraşları-

 

        Çınarın altında düğün dernek olup olmadığını sormamız üzerine, olurdu yanıtını veren Yusuf Öcal’ın yanı sıra, Mühübe Saraçoğlu da adeta çocukluk anıları gözünde canlanırcasına: ‘‘ Ben de çocuktum, çok iyi hatırlıyorum, çınarın altında damat tıraşları yapılırdı.’’ yanıtını verdi.

                        -Zekeriyaköy’deki Çınarlara Koruma-

 

        Yusuf Öcal, bu ağaçları bir-iki sene evvel korumaya aldıklarını, yağmur girecek deliklerini kapattıklarını belirtti.

 

                -Bir Başka Zekeriyaköy Çınarının Kurumaya Başlama Nedeni-

        Çeşmenin yanındaki ağaç kadar yaşlı olmasa da, muhtarlığın yanındaki ağacın neden kurumaya başladığını da üzülerek anlattı Yusuf Öcal. Yapılan binanın temelinin aşağı inmesi sonucu ağacın kökünün bir kısmının kesildiğini, etrafının kapandığını ve tüm bunların sonucunda ağacın kurumaya başladığını belirtti.

 

                -Yerliköy Çiftliği’ndeki Çınara Özel Özel Mülk Engeli-

        Yusuf Öcal’ın başka, önemli bir çınarın da Yerliköy Çiftliği’nde olduğunu söylemesi üzerine, bilirkişimizi de alıp yola koyulduk. Çiftliğin kapısının kapalı olması üzerine yan taraftan atladık. Ağaca doğru yürürken bekçinin aşırı tepkisiyle karşılaştık. Oranın özel mülk olduğunu, ağacın fotoğrafının çekilemeyeceğini, filmcilere bile izin vermediklerini sert bir dille anlatan bekçiye niyetimizi anlatmaya çalıştığımızda, üzerimize yürürcesine anlatmaya çalıştığı nedenlerden ötürü göremeden geri döndüğümüz ağacı ,yoldan, uzaktan fotoğrafladık.
 
 

Rumeli Kavağı (antik Serapion)…Rumeli Kavağında bir kale…Kalenin adı Patrik Constantius’a göre Polikhion,Von der Goltz’a göre İmroz Kalesi, Osmanlı’ya göre de EskiKale,Ceneviz Kalesi yada Kavak Hisarıdır. (Jak Deleon) Antik çağda bu kalenin yerinde bir KYBELE tapınağı varmış.

        Rumeli Kavağı Muhtarını ziyaret ettik.Muhtarlıkta toplandık, konuştuk.
 
 
Kalenin yanı başında çınar yıldırım düşmüş lakin hala yaşar
 

Muhtarın deyişiyle: “Mutluyum;Sınır,kontrol noktası anlamına gelen Kavağın muhtarıyım çünkü…”

        “Padişah 4.Mehmet Han (Avcı Mehmet) Hünkar suyuna en fazla gelen ve avlanan padişah olarak tanınır.Tabii 4.Mehmet’ten sonra da pek çok padişah avlandı ama,iz bırakanlar 4.Mehmet ile 3. Selim oldu…Ancak en çok gelen 3.Selim oldu.Bu nedenledir ki Sarıyer’in gelişmesi 3. Selim dönemindedir…Sarıyer’i çok seven bu padişahı yine bir Sarıyerli ölüme götürdü…Aslen Kastamonulu olan,ancak Rumeli Kavağı Muhafızı olup, yazlık evi Rumeli Feneri’nde bulunan Kabakçı Mustafa’nın önderliğinde gerçekleşen isyan…”
 

Simas’tan Sarıyer’e kitabında böyle yazıyor İbrahim Balcı ve ekliyor:

 

 

        “Hünkar suyu mükemmel bir mesire yeri;park düzenlemesi,havası, suyu,ağaçları,yeşillik ve çeşit-çeşit çiçekleriyle!...Hünkar suyu kapatılmamalı mesire yeri olarak korunmalıydı.Zira,Mareşal Fevzi Çakmak, Fahrettin Altay,Lütfi Kırdar,Fahrettin Kerim Gökay,Ahmet Demir,Münir Nurettin Selçuk,Hamiyet Yüceses,Safiye Ayla,Hafız Kemal,Hafız Burhan, Arnavutluk Kralı Ahmet Zogo Hünkar suyuna gelip dinlenmiş ve günlerini geçirmişlerdir.”
 
                           Hünkarda resmettik bu çınarı
 
 
           Çırçıra giderken yolun ortasında direnen bir çınar var
 

Sağı solu yol ve sağı solu yol değilken yaşama merhaba demiş…

 

 

 

Bilezikçi çiftliği değil dedi Prof. Dr. Ünal Alptekin: İstanbul Üniversitesi Araştırma Ormanı… Ve buradaki tarihi çınarlarımız.İçine girip çıktığımız…
 
 

BİLMEDİKLERİMİZİ SORDUK

BİLENLERDEN BİLGİ ALDIK

 

 

Prof. Dr. Ünal Alptekin ile Röportaj

 

-Bilezikçi Çiftliği Değil, İstanbul Üniversitesi Araştırma Ormanı-

        İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde ziyaret ettiğimiz Prof. Dr. Ünal Alptekin’den öncelikle Bilezikçi Çiftliği’ndeki ağaçlar ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi istedik. Sözlerine, o bölgenin artık İstanbul Üniversitesi’nin Araştırma Ormanı olduğunu, Bilezikçi Çiftliği dendiğinde insanların özel bir arazi zannettiklerini belirterek başladı Profesör. Sohbetimiz Kavak, Kilyos, Zekeriyaköy’deki anıt ağaçlar ve ormanlarla ilgili konularla sürdü.

 

-İstanbul Üniversitesi Araştırma Ormanı’ndaki Çalışmalar-

Prof. Dr. Ünal Alptekin, oradaki ağaçlara her yıl birdenbire kuvvetli bir müdahaleyle şekil vermenin yanlış olacağını; bu nedenle budama mevsiminde öğrencilerle gidip birazcık etrafını açıp kuru dallarını budadıklarını açıkladı bize. Ayrıca hem Üniversite’nin bahçesinde, hem de Araştırma Ormanı’nda en yararlı, en verimli çalışmaları, bahçıvanlar veya elemanlarla değil, öğrencilerle yaptıklarına dikkat çekti. Tekrar Araştırma Ormanı’ndaki çalışmalara dönen Profesör, anıt ağaçlarda üst dallarda budama yapmanın zor ve tehlikeli olduğunu anlatarak, bunun için deneyimli ekip ve itfaiye aracının  olması gerektiğini, bunu da 2 yıldır yapamadıklarını, yaptıkları şeyin, yeni sürgünlerin ağaca zarar vermemesi için alınmasıyla sınırlı kaldığını anlattı.

 

-İstanbul Üniversitesi Araştırma Ormanı’na Girişler Kontrol Edilemiyor-

        Araştırma Ormanı’na gittiğimizde tanık olduğumuz, etraftaki şişe benzeri kirlilik yaratan maddelerden söz etmemiz üzerine, İstanbul Üniversitesi Araştırma Ormanı’na  maalesef girişleri kontrol edemediklerini, giren insanların ateş yakmak,tarihe geçmek amacıyla ağaçların üzerine isimlerini kazımak gibi kötülüklerde bulunduklarını açıkladı, Profesör.

 

-Ağaçların Yaşlarının Gerçeğinden Büyük Söylenmesi, İnsanları  Tahribattan Vazgeçirebilir-

Yaşının 750 olduğu söylenen Kavak Hisarı’nın önündeki çınar ağacının yaşı hakkında bilgi istememiz üzerine, bilimsel yöntemle tam yaşının tespit edilebileceği; fakat yine de 200’ü geçmeyeceği yanıtını aldık. Kafamızda oluşan, neden doğru yaşları söylenmiyor şeklindeki, soru işaretlerini, Profesör’ün: ‘‘ Belki insanlar büyük rakamlardan etkilenir de tahribattan vazgeçip korumaya çalışırlar. Bu nedenle ağacın yaşı hakkındaki fazla söylemlere sesimizi çıkarmıyoruz.’’ yönündeki açıklamasıyla giderdik.

 

- ‘‘Asistanken Askeri Bölgelerdeki Yeşilliklere Neden Zor Giriyoruz Diyordum, Şimdi(Profesörken) Askerler Keşke Yine Korusalar Diyorum’’-

        Bazı anıt ağaçların, örneğin Kilyos Kalesi’nin karşısındaki anıt çınarın askeri bölgede kaldığını belirtmemiz üzerine, girmekteki zorluğu Komutanlıktan ilgili izni alarak giderebileceğimizi söyleyen Profesör, bu konuyla ilgili bir de anısını paylaştı. Kendisi asistanken Fener’in burnuna kadar olan ormanda uygulama yapmak üzere gittiklerinde, üstelik önceden randevu almalarına rağmen askerlerin çıkardığı güçlüğe o zamanlar kızdığını; fakat koruma kalktıktan sonraki şimdi gelinen yapılaşma durumunda keşke askerler yine orayı korusalardı dediğini belirtti. Yeşilliklerin, özellikle stratejik yerdekilerin korunmasında ormancılardan çok askerlerin etkisinin bulunduğunu vurguladı. Bu konuda kendisinin makale yazmak istediğini söyleyerek önemini belirtti.

 

 

-Kocataş Suyu’ndaki Anıt Ağaçlar-

        Kocataş Suyu’nda 1-2 yıl önce yaptığı çalışmadan söz eden Profesör, orada da anıt ağaçlar niteliğinde birkaç tane ağaç olduğunu belirtti. Sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘ Çok eski yıllarda Türkiye’nin doğasında olmayan ağaçlar getirilip dikilmiş. En az 100 yıl önce dikilen dev bir sekoya ve lale ağacı var. O da anıt ağaçtır, ben tescil ettim, kayıtlara girmiş olması lazım.’’

 

-Özel Mülk Sahipleri, Arazilerindeki Bitkilerin Tespit Edilmesini İstemezler-

        Kendimiz de tanık olduğumuz, özel mülkteki anıt ağaçların gösterilmemesinin nedenlerini sorduk. Özel mülkteki insanların arazilerine girilip bitkilerin tespit edilmesini istemeyeceklerini belirten Profesör, imara açılacağı zaman ağaçla ilgili durumu kendilerine sorduklarını, tabii ki kendilerinin ağacın korunmasını belirttiklerini söyledi.

 

                        -Orman İşgalcisi Piknikçilere Dava-

        Daha önceden var olduğunu okuyarak gittiğimiz Sultansuyu’ndaki anıt ağaca piknik alanlarından gitmeye çalıştığımızda, ağaç yokmuş gibi davrandıklarını belirtmemiz üzerine Profesör, ormanları işgal eden, tahrip eden ve hayvan sokan piknikçilerle mahkemelik olduklarını, bu davaların sürdüğünü söyledi.

 

                -Anıt Ağaçların Kesilmemesi İçin Ne Yapmalı?-

        Anıt ağaçların kesilmemesi için önce tescil edilmesi sonra da tanıtılıp sahip çıkılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ünal Alptekin her konuda olduğu gibi bu konuda da kamuoyu baskısının önemini vurguladı.

 

 

 

Prof. Dr. Ünal Akkemik

Yrd. Doç. Dr. Hasibe Köse

 

Anıt Ağaçlar Hakkında Bildiğimiz Yaşlar Aslında Abartı!

 

   Biz Sarıyer bölgesindeki anıt ağaçlar hakkında hikayeler duyduğumuzu söylediğimizde Prof. Dr. Ünal Akkemik bize bu hikayeleri yalnız oradaki kişilerin anlatabileceğini, onların sadece teknik bilgiler verebileceğini söyledi. Yani onlardan sadece bir ağacın kaç yaşında olabileceğini, hangi ağacın hangi boyutlara ulaşabileceğini öğrenebileceğimizi söyledi. Biz de bunun üzerine gittiğimiz yerlerde anıt ağaçlar hakkında anlatılan yaşlardan bahsettik ve aldığımız cevap aslında bu anlatılanların doğru olmadığı oldu.

   Yrd. Doç. Dr. Hasibe Köse: ‘Bilimsel olarak bir ağacın yaşını öğrenmenin en iyi yolu o ağacın yaş halkalarını saymaktır. Bunu sadece ağacı keserek yapabilirsiniz ancak kesilirse ağaçla ilgili hiçbir şey kalmaz. Bunun başka bir yolu da bir alet yardımıyla ağaçtan kalem şeklinde bir parça çıkartarak onun halkalarını sayarız ve bu şekilde ağacın yaşı hakkında tahminde bulunuruz veya ağacın özüne kadar gidip yaşının yarısını buluruz bu şekilde tamamını buluruz. Ancak size söylenen yaşlar bu yollarla değil sadece görünüşünü bakılarak söylendiğinden yanlıştır.’

   Prof. Dr. Ünal Akkemik: ‘Zaten her ağacın biyolojisi farklıdır. Her ağaç belli bir çap altında aynı yaşta değildir, hatta aynı ağaç türleri bulunduğu ortama göre aynı çapa farklı yaşlarda ulaşabiliyor.’

 

Ülkemizde Sadece Çapı 1 Metreden Az Olan Ağaçların Yaşları Kesin Bilinebiliyor.

 

   Orman Fakültesi Araştırma Orman’ında ki içi oyuk çınarın kaç yaşında olabileceğini sorduğumuzda aldığımız cevap ‘İçi oyuk çınar 3 metreden fazla çağa sahiptir ve içi oyuktur. Bu ağacın yaşını hesaplamak mümkün değildir çünkü o ağacın yaşının hesaplanması için öze kadar gidilmesi gerekir ve örnek alınarak tek tek yaş halkalarının sayılması gerekir. Bu mümkün değildir bu nedenle gerçek yaşını bilemiyoruz. Ancak tahmini bir yaş vermek istersek, o ağacın sağlam kalan tarafından örnek alarak ondaki yaş halkalarını sayarız 10 cm lik alana düşen halka sayısıyla ağacın çapına düşen hakla sayısını tahmin edebiliriz. Ağaçlar gençlikte farklı orta yaşlarda farklı boyutlarda halka oluşturdukları için bu şekilde gerçek yaş bulunamaz. Ülkemizde sadece çapı 1 metreden az olan ağaçlara gerçek yaş verebiliyoruz. Çapı 1 metreden fazlaysa gerçek yaş verilemez’.

 

Kalınlıkla Yaş Aslında Çok da Bağlantılı Değil

 

   Prof. Dr. Ünal Akkemik ‘ Çınarlar hızlı büyüyen ağaçlardır, çok dallı tepeli ağaçlardır. Bide genel görünüşü diğer ağaçlara göre daha gösterişlidir. Yani baktığımız zaman geniş tepeli, kalın dallı bir gövde yapısı oluşuyor. Kalın dallı yapılarından dolayı çınar ağaçları hızlı gelişiyor. Hızlı geliştiğinden olduğundan daha yaşlı görünüyorlar. Birçok çınar ağacında tepe çok geniş ve o tepeyi besleyen 8 – 10 tane ana dal vardır. Her biri bir gövde gibidir. Bütün bu dallardan gelen besinler ana gövdeyi besler. Bir dal ile ana gövde arasında 3 – 4 yıl fark vardır. Ama dal 1 metre ise Gövde 3 metre olabiliyor. Yaşları birbirine çok yakın ama boyutları farklı. Neden böyle? Çünkü; dalı besleyen tek bir kaynak varken gövdeyi besleyen tüm dallardır. Bu nedenle gövde çok fazla gelişiyor. Bu özelliğinden dolayı genelde bir çok ağaç başta çınarlar, olduğundan çok daha yaşlı görünüyor.’

 

 

Ahtapot Çınarı’nın Kolu Neden Düştü?

 

   Prof. Dr. Ünal Akkemik ‘Ahtapot Çınarı’nın düşen dalı ağırlıktan dolayı olabilir. Muhtemelen gençlik yıllarında belki bir budama veya farklı bir şey sonucunda düşmüştür. Veya yere yakın bir dal ve ağırlıktan dolayı yere temas ederek büyümüş olabilir.’

 

Ağacın Çürüyen Yeri Beton Tarzı Bir Maddeyle Kapatılıyor

 

   Beton değil de betona yakın bir madde. Bazı yaşlı ağaçlarda bir süre sonra çürümeler başlıyor. Çürümenin ilerlememesi için veya ağacın dengede kalması için çürüyen kısım alınarak betona yakın bir maddeyle kapatılıyor. Ancak beton değil içinde betondan farklı ağacı besleyen maddeler vardır.

 

Orman Fakültesi Araştırma Ormanı’nı Devlet Korumaya Almıyor

 

   Burası devlet mülkü olduğundan isteyen girebiliyor. Niye? Çünkü; devlet eleman azlığından bu büyük ormana yalnız bir kişi görevli olarak verebiliyor o da kapıda bekliyor girmek isteyen giriyor. Koruma önlemleri çok yetersiz bu biliniyor ancak hiçbir şey yapılmıyor.

 

Özel Mülkte Ağaçlar Anıt Ağaç Olarak Tescillendiyse Gösterilmesi Gerekir

 

   Yrd. Doç. Dr. Hasibe Köse ‘Özel mülkte de olsa bir ağaç anıtlar kurulu tarafından tescillenirse o ağaçla ilgili bir şeyler yapılabilir. Eğer gösterilmiyorsa kesilmek, kurutulmak isteniyor olabilir ancak tescillendiyse kesinlikle kesilmesine izin verilmez.’

 

Askeri Alanlardaki Anıt Ağaçlar Ziyarete Açılabilir mi?

 

   Orman Bölge Müdürlüğü belki bu ağaçları tespit edip bunları insanların ziyaretine açabilir. Ancak bir çok bürokratik işlem gerektiren bir iştir. İstenirse yapılır.

 

Mor Salkım!

 

   Mor Salkım buranın doğal bitki örtüsü değildir. Sonradan süs amacı getirilmiş olan bir bitki türüdür. Çok yaşayan bitkilerdir. Çok hızlı büyürler. Bir iki yılda kocaman bir ormanı kaplayabiliyorlar. Sarıyer’deki sahildeki o mor salkımın yaklaşık yaşıyla ilgili… Sarıyer’in yerlileri bilebilir.

 

Yıldırım Düşen Ağaç Hala Ayakta!

 

   Ağaçlarda mekanik olarak ikiye ayrılan ağaç ayakta durur. Çünkü odunsu dokular dengede tutar. Yıldırım çarptığında ağacın ortası yaralanır. Ancak bazı ağaçlar yaralansa bile o ağacın sağlam kısımları o ağacı rahatlıkla ayakta tutabilir. Örneğin Kavak’taki Kalenin yanındaki çınar. Ancak yıldırımdan sonra ağacın gelişimi yavaşlar.

 

Bir Ağacın Yakılması Kesilmesi Önemli Değil Önemli Olan Bütün

 

Ormanlar bütün halinde bakıyoruz. Ormanlarda zaman zaman küçük sorunlar çıkabilir. 1 ağaç yanabilir, 1 ağaç kesilebilir belki 10 ağaçta kesilebilir. Bir ormanda belki on binlerce ağaç var bunlardan 1 tanesi yandı, 2 tanesi çürüdü, 5 tanesi kesildi çok da önemli değil. Önemli olan ormanın tamamı.
 
                                               
 

SARIYER’DEKİ ANIT AĞAÇLAR

İBRAHİM BALCI’NIN LİSTESİNDEN

           

 

Sarıyer Merkez’deki Çınarlar:

 

1) Sarıyer Hamam Sokakta çınar (Platenus Orientalis):

Çevre: 3.46m  Yaş:200

 

2) Sarıyer Hamam Sokakta Çınar

Çevre:3.00m   Yaş:120

 

3) Hünkar Suyu Fabrikası yanında çınar

Çevre:5.06m   Yaş:300

 

4) Hünkar Suyu Gazinosunda çınar

Çevre 5.17m    Yaş:300

 

5) Çırçır suyu gazinosuna giderken cadde ortasında çınar

Çevre: 5.50m    Yaş:300-400

(Çırçır suyu gazinosu içinde ayrıca iki tarihi ağaç var)

 

6) Büyük mezarlıktaki çınar

Çevre:5.10m    Yaş:350-400

 

7) Misafir mezarlığındaki çınar

Çevre:4.65m    Yaş:350-400

 

8)Büyük mezarlıktaki çınar (soldaki)

Çevre:5.30m    Yaş:400

 

9) Ortaçeşmede(çeşmenin üst kısmında) ardiye içindeki dişbudak

Çevre:3.55   Yaş:300

(bu ağaç yok edildi)

 

10) Ortaçeşme’de caddenin oul tarafındaki gecekondu önündeki çınar

Çevre:3.80m    Yaş:250

 

11)Ortaçeşmede solda gecekondu yanındaki çınar

Çevre:4.77    Yaş:400

 

12) Sarıyer ilköğretim okulu duvarı önündeki çınar

Çevre:3.84    Yaş:250

 

 

13) Horozoğlu Çeşmesi yanındaki çınar

Çevre:2.90    Yaş 150-200

 

Yeni Mahalledeki Çınarlar:

 

14) Gazino içindeki çınar

Çevre:3.70     Yaş:?

 

Rumeli Kavağındaki Çınarlar:

 

15) Kale önündeki ayrık çınar

Çevre:         Yaş:750

 

16) Çarşı içindeki Yeni Cami önündeki çınar

Çevre:7.50     Yaş:500

 

17) Çarşı içindeki Yeni Cami önündeki ikinci çınar

Çevre:           Yaş:

 

18) Rumeli Kavağı Altınkum Özel Eğitim Merkezi piknik yerindeki çınar

Çevre:6.20    Yaş:500

 

19) Rumeli Kavağı Altınkum Özel Eğitim Merkezi piknik yerindeki ikinci çınar

Çevre:5.35    Yaş:400

 

20) Rumeli Kavağı Altınkum Özel Eğitim Merkezi piknik yerinde dereye yakın çınar

Çevre:5.20   Yaş:400

(bu alanda birkaç adet daha anıt çınar ağacı bulunmaktadır)

 

Büyükdere

 

21) Belediye Başkanlığı önündeki çınar

Çevre:3.20    Yaş:200

 

22) Vapur iskelesi karşısındaki Rum kilisesi bahçesindeki çınar

Çevre:         Yaş:

 

23) Büyükdere Rus sefareti üstü fıstıksuyunda kestane

Çevre:6.00m    Yaş:

 

24) Büyükdere tersane önündeki çınar

Çevre:3.15     Yaş

 

Büyükdere Fidanlık içindeki Orduların Gölgesinde Karargah kurduğu Yediçınarlar (Şuan ancak resimlerde görebilirsiniz)

 

Çayırbaşı

 

25) Fidanlık içindeki çınar

Çevre:    Yaş:

 

26)Fidanlık içindeki ikinci çınar

Yaş:      Çınar:

 

Kefeliköy

 

27)Kefeliköy içindeki çınar

Çevre:5.10    Yaş:350

 

Tarabya

 

28) Deniz kıyısındeki parın içindeki çınar

Çevre:         Yaş:

 

29) Tarabya polis karakolu yanındaki çınar

Çevre:4.82    Yaş:300

 

30) Tarabya dere içindeki kulüp önündeki çınar

Çevre:6.24      Yaş:500

 

Yeniköy

 

31)Kilise bahçesindeki çınar (merkez camii yanında)

Çevre:     Yaş:

 

İstinye

 

32)İstinye’ye girişte kafe’nin bahçesindeki çınar

Çevre:      Yaş:

 

Kilyos

 

33) Kale içindeki Çınar

Çevre:5.40     Yaş:400

 

Zekeriyaköy

 

34) Çeşme yanıdaki çınar

Çevre:11.00     Yaş:750

 

35)Muhtarlık yanındaki çınar

Çevre:7.50     Yaş:400-500

 

Bahçeköy

 

36) İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı(Bilezikçi Çiftliği) girişten sonra solda vadideki çınar

Çevre:9.40     Yaş:600-700

 

37) İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı(Bilezikçi Çiftliği) girişten sonra solda vadideki içi boşalmış çınar (İstanbul’un en yaşlı çınarı)

Çevre:15.00       Yaş: 1000-

 

38) İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı(Bilezikçi Çiftliği) girişten sonra vadinin içlerindeki uyuyan-ahtapot- çınarı

Çevre:       Yaş:

 

39) İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma Ormanı(Bilezikçi Çiftliği) Çiftlik merkezinde Dişbudak

Çevre:4.20      Yaş:

 

 

 

 

 

 

 

 

RESMETTİĞİMİZ DİĞER ÇINARLAR

 
 
                                                           
Sarıyer büyük mezarlık 1
 
Sarıyer büyük mezarlık 2
Sarıyer büyük mezarlık 3
Sarıyer büyük mezarlık 4
Sarıyer büyük mezarlık 5
maden yolu 1
maden yolu 2
Tarabya Polis Karakolu Önü 1
 
TARABYA 1
TARABYA 2
 
Sarıyer Hamamı 1
 
 
 
 

 
 
  SARIYER'İN ÜNLÜLERİ
 DR. MEHMET SALMAN

İstanbul'da doğdu (1946) İlk ve orta okulu Sarıyer'de okudu. Lise öğretimini Kabataş'ta yaptı ve İ.Ü. Çapa Tıp Fakültesinden 1972 de mezun oldu. Askerliğini Yed. Sb. olarak G.Antep'te yaptı. İhtisasını Şişli Etfal Hastanesinde tamamladı. Hıfzı Sıhha Kurulu üyeliği görevinde bulundu. İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak uzun bir süre görev yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer S. K. de 7 dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İşyeri ve Spor Hekimlliği sertifikalarına sahiptir. Yıllarca Güreş ve Boks Federasyonlarının sağlık kurullarında görev aldı. Milli takımlar doktorluğu yaptı. Sarıyer S. K. Divan kurulu üyesi olup, pek çok ödül sahibidir.
  İBRAHİM BALCI DİYOR Kİ. 
Namludun çıkan kurşun geri dönmez, onun işi yerine ulaşmaktır.
      GÜNÜN SÖZÜ 
Efendiler; eğer bu millet bu memleket parçalanacak olursa genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur. Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık. Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri de genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğruna feda ettik. Bunu anlamayıp da milleti hala kendi kaflarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır. Bela çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır.
MUSTAFA KEMAL (24.10.1919).
 BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ 
Sarıyer Voleybol takımının kuruluşunu gerçekleştiren yönetici (R, Kavaklı) kimdir?

GEÇEN HAFTANIN YANITI: Necil Kıldıran, Sarıyer S. k. da voleybol şubesini kuran ve uzun süre yöneticiliğini yapan kişidir.


 
 
 
 
 
 
POWERED BY Turkishost.com