Sayın Deniz Baykal’a Geçmiş Olsun
Porno şok dalgalarının arkası kesilmiyor. Ülkemizi porno turizmine hazırlayan emperyal güçler yeni bir saldırı dalgası daha başlattı. Askeri silah yerine, video kurgu filmlerle belden aşağı vurarak saldırıyorlar.
Sayın Baykal’a ve CHP’lilere karşı, hatta onlar üzerinden Türk halkına karşı açılmış bir savaştır bu.
Holivud film piyasası artık bu tür imalatlarla para kazanıyor. Türkiye acenteleri mutlaka vardır. Reklam filmlerinin de yapıldığı medya market stüdyolarında yapıldığı tahmin edilebilir.
Üretimi de çok kolaydır; bir gerçek kişinin birkaç saniyelik hareketli görüntüsünü ve sesini kaydediyorlar, böylelikle bir sanal kahraman elde ediliyor, sonra dijital ortamda onu film kahramanı yapıyorlar. Son yılların bütün filmleri böyledir. Zaten artık karakter oyunculuğu diye bir şey yok, hepsi vurdu kırdılı, dehşet sahneleri, teknoloji savaşları, efendi-köle filmleri…
Kimse ünlü film sanatçısı olmuyor. Yapımcılar bu yolla saatlerce sette çalışmaktan ve büyük ücretler ödemekten kurtuldular. Oyuncu da, rejisör de, dev film setleri de yok artık. Hepsi kurgu, hepsi sanal, dijital stüdyoda her şey yapılabiliyor. Hatta sizin sesinizi bir kere kaydetsinler, sizden ünlü bir şarkıcı da yaparlar, aynı sesten şantaj kaseti de yaparlar.
ABD küresel savaş lobisi, ürettiği bütün son model silahlarını piyasaya döküyor, alıcısını da kendisi hazırlıyor… En büyük teknoloji silahı ise füze kalkanıdır ve onu kullanmak üzere az kaldı dedikleri bir zaman dilimindeyiz. ABD onu Türkiye’ye yerleştiriyor, Kadırga yaylasında inşası sürüyor.
Bu büyük savaş sırasında olan biteni anlamayalım diye ülkemizi porno manyaklığı sarsın istiyorlar. Tam da bu furyanın üstüne Sayın Baykal’a hazırlanan tuzak geldi.
Bu konuda, “Yurtseverler Çamurla Savaşmayı Öğrenmelidirler” başlıklı yazısında Bülent Esinoğlu, “CHP’nin küçültülmesi operasyonu” değerlendirmesini yapıyor. Metnin tamamını okurlarımla paylaşmakta yarar görüyorum:
18.Nisan.2010 tarihinde Hürriyet Gazetesinde çıkan CIA Raporuna istinaden “CIA Malına Sahip Çıktı” diye bir yazı yazmıştım. Aradan 20 gün geçtikten sonra CIA’nin raporunda belirttiği hedefler ateş altına alınmaya başlandı.
Hürriyet Gazetesinde yayınlanan bu CIA raporunda temel iki hedef gösterilmişti. Bunlardan birisi Baykal’dı diğeri de benim için hala belirsizliğini sürdüren Madımak olaylarına yapılan gönderme ve Madımak Olayları ile ilgili yeni bir operasyon yapılacağı imasıdır.
Şimdi olanları bir kez daha hatırlatırsak; Tertip merkezi, daha doğrusu Amerika ve CIA’ dan yayınlanan tüm raporlarda, Türkiye’nin önümüzdeki on yıl içinde Batıdan ve Amerika’dan kopacağı, menfaatlerinin bunu icap ettirdiği yolunda yorumlar ve raporlar yayınladı. Her ne kadar Türkiye’yi yönetenler ve onların ideologlarınca kabul edilmese de olayları ve gelişmeleri bizden daha gerçekçi tespitlere dayandıran Batı, Türkiye’nin durumunu böyle tespit etmektedir.
Altmış senedir, şu veya bu şekilde Amerika’ya yakın hükümetler ile yönetilen Türkiye, her krizden sonra yeni bir hükümet arayışı eğik düzlemine girdiğinde, seçenekler oluşturulurken sağdan veya soldan Amerika’ya yakın odakların iktidara gelmesi organize edilirdi.
Ama artık durum öyle değil. Öyle bir Amerikan karşıtı ve Batı karşıtı duygu ve düşünce kastı oluştu ki, AKP’den sonra AKP’ye seçenek olabilecek, başka bir ifade ile AKP’den başka Amerika’ya hizmet edecek odak veya parti oluşturmak Amerika için imkânsız hale geldi. Bu durumda, Amerika’nın AKP ile yoluna devam etmesinden başka Amerika için seçenek kalmadı.
Yani “CHP’nin küçültülmesi ve AKP’nin yerinin pekiştirilmesi” gerekti. Şimdiki son porno ve suikast operasyonları bu amaca yöneliktir.
CHP ve onun liderine karşı operasyonlar bu güne kadar beklemişse, Ergenekon Tertibi ile Silivri’de yatan Doğu Perinçek’ler ve paşalar sayesindedir.
CIA’nin kalleş ve her türlü insanlık dışı operasyonları yaptığını yurtseverler bilmelidirler. Çamurla savaşı öğrenmek emperyalizm ile savaşın birinci dersidir. Çünkü operasyonların, provokasyonların hiçbir ahlaki ve yasal zemini olmaz.
Aslında tarihe baktığımızda da, iktidarlara karşı savaş çamurla savaştır.
Çamurla savaşın birinci dersi, iktidara ve onun medyasına inanmamak ile başlar.
Amerika Türkiye’yi devrime zorluyor. Evet, önümüzde iki yol var; ya devrim, ya yıkım.
Türk halkı 1923’de bunu bir kez yaptı. Gene yapar. Yapacaktır.
9.5.2010
Mahiye Morgül