“KÜRT AÇILIMI OPERASYONU” VE ASKERLER…
Serdar Ant
Anlaşılan, işi gücü bırakacağız, sürekli Bülent Esinoğlu’nun yazdıklarını düzeltmekle uğraşacağız. Kendisi belki iyi niyetli, ama o Rus atasözünde denildiği gibi “cehenneme giden yol, iyi niyet taşları ile döşelidir.” Bülent Esinoğlu’na önerim, yazmadan önce biraz okuyup incelemesidir.
Şimdi gelelim konumuza… Bülent Bey, “Kürt Açılımı Operasyonu” başlıklı yazısında şu saptamaları yapıyor:
“Aslında bu operasyonun başlangıç tarihi 2002 dayanır. Ecevit Hükümetine karşı yürütülen operasyon ile başlamıştır. Operasyonun birinci aşaması Ecevit’i alaşağı edip RTE, Gül ve Hilmi Özkök’ün işbaşına getirilmesi ile gerçekleşmiştir.
…Ecevit’e karşı yapılan Darbede, Hilmi Özkök’ü kullanmışlardı. Ordunun hiyerarşisini yıkarak, hem Orduya hem de Hükümete karşı darbe gerçekleştirdiler.”
Bülent Esinoğlu, eğer bir art niyetle çarpıtmada bulunmuyor ve gerçekleri gözlerden saklamaya çalışmıyorsa, fena halde yanılıyor.
Birincisi, “bu operasyonun başlangıç tarihi” Esinoğlu’nun iddia ettiği gibi 2002 değil, daha eskidir. Esinoğlu “Kürt Açılımı” girişiminin geçmişini gözlerden saklamaya mı çalışıyor? Çünkü Yeniçağ gazetesi “Kürt Açılımı Operasyonu”nun kökenlerini açıklayan CIA raporunu açıkladı. (Yeniçağ, 15.8.2009)
CIA şeflerinde Graham Fuller ve Henry Barkey, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi M. Abramowitz’in isteği üzerine, AKP’nin bugünkü söylemi ile örtüşen bir “Kürt Sorunu Dosyası”nı 1997 tarihinde hazırlıyorlar. İşte o dosyada “askerin çözüme sıcak” olduğu vurgulanıyor ve “çoğu çevrede ileri sürüldüğünün aksine, sorunun çözümü askerler tarafından engellenmiyor. Sorumluluk almak istemeyen siyasilerden dolayı gecikiyor” saptaması yapılıyor!
Tarih: 1997…
Peki, 1997 yılında CIA raporunun kastettiği o “askerler” kimlerdir? O tarihte, ordu kurmay heyetinin üç önemli noktasında şu komutanlar bulunuyor:
Genelkurmay Başkanı: Org. İsmail Hakkı Karadayı
KKK Komutanı: Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu
Genelkurmay İkinci Başkanı: Org. Çevik Bir
Peki, Esinoğlu’nun yazısında 2002’de “Ecevit’e karşı yapılan darbede” “kullanıldığı” iddia edilen Org. Hilmi Özkök, 1997’de hangi görevdedir?
Org. Özkök, 1997 yılında NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanıdır!
NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı sıradan bir makam değil. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni NATO’ya bağlayan en önemli damarlardan biri… Örneğin Org. Karadayı’dan sonra, 1998’de Genelkurmay Başkanı olan ve 2002’de Hilmi Özkök Genelkurmay Başkanı olana dek bu görevde kalan Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu da, Genelkurmay Başkanlığı’nda giden yolda, “Birinci Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı”na terfi etmeden önce, 1993-1996 arasında “NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanı” olarak görev yapıyor. Diğer bir ifadeyle, Org. Kıvrıkoğlu ile Org. Özkök sadece Genelkurmay Başkanlığı’nda değil, “NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı”nda da halef-seleftirler!
1996’da NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. Özkök, 1998’e kadar bu görevde kalıyor ve 1998’de Genelkurmay İkinci Başkanı oluyor! Org. Kıvrıkoğlu ise 1998’de Genelkurmay Başkanlığına geliyor! Yani iki “NATO’cu orgeneral” Genelkurmay karargahında buluşuyorlar!
Org. Özkök, daha sonra Genelkurmay Başkanlığı’na giden yolda adım adım ilerliyor! 1999’da 1. Ordu Komutanlığı’na, 2000 yılında da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na terfi ediyor. Org. Özkök, 2000 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı olduğunda, Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na bu ekibin önemli figürlerinden olan ve daha sonra Genelkurmay Başkanı da olan Org. Yaşar Büyükanıt geliyor!
2000 yılında Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na gelen Org. Büyükanıt, bu görevde 2003 yılına kadar kalacaktır. 2002 yılında Org. Özkök Genelkurmay Başkanı olurken, Genelkurmay İkinci Başkanlığı görevinde bir yıl daha Org. Büyükanıt bulunuyor. Org. Büyükanıt, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı’na atanırken, Genelkurmay İkinci Başkanı olarak yerine gelen isim de tanıdık biri: Org. İlker Başbuğ…
Daha sonraki yıllarda da Org. Büyükanıt Genelkurmay Başkanı olduğunda, Org. Başbuğ da Genelkurmay İkinci Başkanı olarak onunla beraber çalışacaktır!
Sonuçta Bülent Esinoğlu’nun iddia ettiği gibi, öyle “Ordunun hiyerarşisini yıkarak, hem Orduya hem de Hükümete karşı darbe” gerçekleştirmek gibi bir durum söz konusu değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay’ı uzun yıllardır ABD ile uyumlu, “Kürt Açılımı” türünden girişimlere “sıcak bakan” generallerin kontrolündedir. Hadi, Org. Kıvrıkoğlu’nu şimdilik bir yana bırakalım, ama “Org. Özkök-Org. Büyükanıt-Org. Başbuğ” aynı zihniyetin savunucularıdır!
Bülent Esinoğlu, artık siyasi tavrı ve çizgisi ortaya çıkmış olan Org. Özkök’ü, iş işten geçtikten sonra sözde eleştirerek, sürecin 2002 öncesinde ve sonrasında nasıl şekillendiğini gözlerden saklayamaz! Bu eksende Org. Özkök’ün rolünü saptıyorsanız, aynı ekibin üyesi olan Org. Büyükanıt ve Org. Başbuğ konusunda da bir tavrınız olmalıdır.
Türkiye’nin son 20 yıldır Genelkurmay Başkanlığı’nı yapanların neredeyse hepsi NATO karargahlarında görev yaparak bu makama gelmişlerdir! Örneğin, “NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı” yapmış olan Org. Kıvrıkoğlu ve Org. Özkök’tür. Ama Org. Büyükanıt da “NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı’nda İstihbarat Daire Başkanlığı” yapmıştır! Örneğin hem Org. Kıvrıkoğlu hem de Org. Başbuğ NATO Savunma Koleji’ni bitirmişlerdir! Son 20 yıldır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutasında bulunan komutanların ezici çoğunluğu, kariyerlerinin bir döneminde mutlaka Belçika’daki NATO Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Yüksek Karargâhı’nda bulunmuştur!
Bu tablo karşısında suskun kaldıktan sonra, bütün “fatura”yı Org. Hilmi Özkök’e çıkararak analiz yapılmaz. Böyle davranan ya art niyetlidir, gerçekleri gözlerden saklamak için perdeleme yapmaktadır ya da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup konuşmaktadır.
17.8.2009
--
"Ya istiklal ya ölüm... İşte halâs-ı hakiki isteyenlerin parolası bu olacaktır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Turkey değil Türkiye